At-Takathur

أَلۡهَىٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ
İngilizce

The mutual rivalry for piling up (the good things of this world) diverts you (from the more serious things)

turkish

Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz

102 (At-Takathur) Sure
1 Ayet
600 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
حَتَّىٰ زُرۡتُمُ ٱلۡمَقَابِرَ
İngilizce

Until ye visit the graves

turkish

Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz

102 (At-Takathur) Sure
2 Ayet
600 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ
İngilizce

But nay, ye soon shall know (the reality)

turkish

Hayır; öyle olmayın; yakında bileceksiniz

102 (At-Takathur) Sure
3 Ayet
600 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ
İngilizce

Again, ye soon shall know

turkish

Hayır; gözünüzü açın; yakında bileceksiniz

102 (At-Takathur) Sure
4 Ayet
600 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كَلَّا لَوۡ تَعۡلَمُونَ عِلۡمَ ٱلۡیَقِینِ
İngilizce

Nay, were ye to know with certainty of mind, (ye would beware)

turkish

Dikkat edin, şayet yaptığınızın sonucunu kesin olarak bir bilseniz

102 (At-Takathur) Sure
5 Ayet
600 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لَتَرَوُنَّ ٱلۡجَحِیمَ
İngilizce

Ye shall certainly see Hell-Fire

turkish

And olsun ki, cehennemi göreceksiniz

102 (At-Takathur) Sure
6 Ayet
600 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَیۡنَ ٱلۡیَقِینِ
İngilizce

Again, ye shall see it with certainty of sight

turkish

And olsun ki, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz

102 (At-Takathur) Sure
7 Ayet
600 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ لَتُسۡءَلُنَّ یَوۡمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِیمِ
İngilizce

Then, shall ye be questioned that Day about the joy (ye indulged in)

turkish

Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz

102 (At-Takathur) Sure
8 Ayet
600 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri