At-Takathur
İngilizce
The mutual rivalry for piling up (the good things of this world) diverts you (from the more serious things)
turkish
Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Until ye visit the graves
turkish
Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
But nay, ye soon shall know (the reality)
turkish
Hayır; öyle olmayın; yakında bileceksiniz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Again, ye soon shall know
turkish
Hayır; gözünüzü açın; yakında bileceksiniz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Nay, were ye to know with certainty of mind, (ye would beware)
turkish
Dikkat edin, şayet yaptığınızın sonucunu kesin olarak bir bilseniz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Ye shall certainly see Hell-Fire
turkish
And olsun ki, cehennemi göreceksiniz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Again, ye shall see it with certainty of sight
turkish
And olsun ki, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Then, shall ye be questioned that Day about the joy (ye indulged in)
turkish
Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz