Qaf

قۤۚ وَٱلۡقُرۡءَانِ ٱلۡمَجِیدِ
İngilizce

Qaf: By the Glorious Qur'an (Thou art Allah's Messenger)

turkish

Kaf. Şanlı Kuran'a and olsun

50 (Qaf) Sure
1 Ayet
518 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
بَلۡ عَجِبُوۤا۟ أَن جَاۤءَهُم مُّنذِرࣱ مِّنۡهُمۡ فَقَالَ ٱلۡكَـٰفِرُونَ هَـٰذَا شَیۡءٌ عَجِیبٌ
İngilizce

But they wonder that there has come to them a Warner from among themselves. So the Unbelievers say: "This is a wonderful thing

turkish

Kafirler, Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da: "Bu şaşılacak bir şey; öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman dirilecek miyiz? Bu, ihtimali olmayan bir dönüştür" dediler

50 (Qaf) Sure
2 Ayet
518 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابࣰاۖ ذَ ٰلِكَ رَجۡعُۢ بَعِیدࣱ
İngilizce

What! When we die and become dust, (shall we live again?) That is a (sort of) return far (from our understanding)

turkish

Kafirler, Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da: "Bu şaşılacak bir şey; öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman dirilecek miyiz? Bu, ihtimali olmayan bir dönüştür" dediler

50 (Qaf) Sure
3 Ayet
518 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قَدۡ عَلِمۡنَا مَا تَنقُصُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۡهُمۡۖ وَعِندَنَا كِتَـٰبٌ حَفِیظُۢ
İngilizce

We already know how much of them the earth takes away: With Us is a record guarding (the full account)

turkish

Onlardan kimlerin ölüp toprağa karıştığını biliyoruz. Katımızda her şeyi unutulmaktan koruyan bir kitap vardır

50 (Qaf) Sure
4 Ayet
518 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
بَلۡ كَذَّبُوا۟ بِٱلۡحَقِّ لَمَّا جَاۤءَهُمۡ فَهُمۡ فِیۤ أَمۡرࣲ مَّرِیجٍ
İngilizce

But they deny the Truth when it comes to them: so they are in a confused state

turkish

Hayır; onlar, gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar; kararsızlık içindedirler

50 (Qaf) Sure
5 Ayet
518 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَفَلَمۡ یَنظُرُوۤا۟ إِلَى ٱلسَّمَاۤءِ فَوۡقَهُمۡ كَیۡفَ بَنَیۡنَـٰهَا وَزَیَّنَّـٰهَا وَمَا لَهَا مِن فُرُوجࣲ
İngilizce

Do they not look at the sky above them?- How We have made it and adorned it, and there are no flaws in it

turkish

Onlar, üstlerindeki göğü nasıl yapmışız, süslemişizdir bir bakmazlar mı? Onda hiçbir çatlak da yoktur

50 (Qaf) Sure
6 Ayet
518 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلۡأَرۡضَ مَدَدۡنَـٰهَا وَأَلۡقَیۡنَا فِیهَا رَوَ ٰسِیَ وَأَنۢبَتۡنَا فِیهَا مِن كُلِّ زَوۡجِۭ بَهِیجࣲ
İngilizce

And the earth- We have spread it out, and set thereon mountains standing firm, and produced therein every kind of beautiful growth (in pairs)

turkish

Allah'a yönelen her kula öğüt ve bir belge olarak yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her güzel türden yetiştirdik

50 (Qaf) Sure
7 Ayet
518 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
تَبۡصِرَةࣰ وَذِكۡرَىٰ لِكُلِّ عَبۡدࣲ مُّنِیبࣲ
İngilizce

To be observed and commemorated by every devotee turning (to Allah)

turkish

Allah'a yönelen her kula öğüt ve bir belge olarak yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her güzel türden yetiştirdik

50 (Qaf) Sure
8 Ayet
518 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَنَزَّلۡنَا مِنَ ٱلسَّمَاۤءِ مَاۤءࣰ مُّبَـٰرَكࣰا فَأَنۢبَتۡنَا بِهِۦ جَنَّـٰتࣲ وَحَبَّ ٱلۡحَصِیدِ
İngilizce

And We send down from the sky rain charted with blessing, and We produce therewith gardens and Grain for harvests

turkish

Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir

50 (Qaf) Sure
9 Ayet
518 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلنَّخۡلَ بَاسِقَـٰتࣲ لَّهَا طَلۡعࣱ نَّضِیدࣱ
İngilizce

And tall (and stately) palm-trees, with shoots of fruit-stalks, piled one over another

turkish

Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir

50 (Qaf) Sure
10 Ayet
518 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
رِّزۡقࣰا لِّلۡعِبَادِۖ وَأَحۡیَیۡنَا بِهِۦ بَلۡدَةࣰ مَّیۡتࣰاۚ كَذَ ٰلِكَ ٱلۡخُرُوجُ
İngilizce

As sustenance for (Allah's) Servants;- and We give (new) life therewith to land that is dead: Thus will be the Resurrection

turkish

Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir

50 (Qaf) Sure
11 Ayet
518 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كَذَّبَتۡ قَبۡلَهُمۡ قَوۡمُ نُوحࣲ وَأَصۡحَـٰبُ ٱلرَّسِّ وَثَمُودُ
İngilizce

Before them was denied (the Hereafter) by the People of Noah, the Companions of the Rass, the Thamud

turkish

Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti

50 (Qaf) Sure
12 Ayet
518 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَعَادࣱ وَفِرۡعَوۡنُ وَإِخۡوَ ٰنُ لُوطࣲ
İngilizce

The 'Ad, Pharaoh, the brethren of Lut

turkish

Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti

50 (Qaf) Sure
13 Ayet
518 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَصۡحَـٰبُ ٱلۡأَیۡكَةِ وَقَوۡمُ تُبَّعࣲۚ كُلࣱّ كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ وَعِیدِ
İngilizce

The Companions of the Wood, and the People of Tubba'; each one (of them) rejected the messengers, and My warning was duly fulfilled (in them)

turkish

Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti

50 (Qaf) Sure
14 Ayet
518 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَفَعَیِینَا بِٱلۡخَلۡقِ ٱلۡأَوَّلِۚ بَلۡ هُمۡ فِی لَبۡسࣲ مِّنۡ خَلۡقࣲ جَدِیدࣲ
İngilizce

Were We then weary with the first Creation, that they should be in confused doubt about a new Creation

turkish

Biz ilk yaratışta yorulduk mu? Hayır; onlar yeniden yaratılmaktan şüphe etmektedirler

50 (Qaf) Sure
15 Ayet
518 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَـٰنَ وَنَعۡلَمُ مَا تُوَسۡوِسُ بِهِۦ نَفۡسُهُۥۖ وَنَحۡنُ أَقۡرَبُ إِلَیۡهِ مِنۡ حَبۡلِ ٱلۡوَرِیدِ
İngilizce

It was We Who created man, and We know what dark suggestions his soul makes to him: for We are nearer to him than (his) jugular vein

turkish

And olsun ki insanı Biz yarattık; nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz; Biz ona şah damarından daha yakınız

50 (Qaf) Sure
16 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِذۡ یَتَلَقَّى ٱلۡمُتَلَقِّیَانِ عَنِ ٱلۡیَمِینِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ قَعِیدࣱ
İngilizce

Behold, two (guardian angels) appointed to learn (his doings) learn (and noted them), one sitting on the right and one on the left

turkish

Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler

50 (Qaf) Sure
17 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مَّا یَلۡفِظُ مِن قَوۡلٍ إِلَّا لَدَیۡهِ رَقِیبٌ عَتِیدࣱ
İngilizce

Not a word does he utter but there is a sentinel by him, ready (to note it)

turkish

Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler

50 (Qaf) Sure
18 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَجَاۤءَتۡ سَكۡرَةُ ٱلۡمَوۡتِ بِٱلۡحَقِّۖ ذَ ٰلِكَ مَا كُنتَ مِنۡهُ تَحِیدُ
İngilizce

And the stupor of death will bring Truth (before his eyes): "This was the thing which thou wast trying to escape

turkish

Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir, ey insan, işte bu senin öteden beri korkup kaçtığın şeydir

50 (Qaf) Sure
19 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَنُفِخَ فِی ٱلصُّورِۚ ذَ ٰلِكَ یَوۡمُ ٱلۡوَعِیدِ
İngilizce

And the Trumpet shall be blown: that will be the Day whereof Warning (had been given)

turkish

Sura üfürülür. İşte bu geleceği söz verilen gündür

50 (Qaf) Sure
20 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَجَاۤءَتۡ كُلُّ نَفۡسࣲ مَّعَهَا سَاۤئِقࣱ وَشَهِیدࣱ
İngilizce

And there will come forth every soul: with each will be an (angel) to drive, and an (angel) to bear witness

turkish

Her can, kendisiyle beraber bir sürücü ve şahit bulunduğu halde gelir

50 (Qaf) Sure
21 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لَّقَدۡ كُنتَ فِی غَفۡلَةࣲ مِّنۡ هَـٰذَا فَكَشَفۡنَا عَنكَ غِطَاۤءَكَ فَبَصَرُكَ ٱلۡیَوۡمَ حَدِیدࣱ
İngilizce

(It will be said:) "Thou wast heedless of this; now have We removed thy veil, and sharp is thy sight this Day

turkish

Ona: "And olsun ki, sen, bundan gafildin; işte senden gaflet perdesini kaldırdık, bugün artık görüşün keskindir" denir

50 (Qaf) Sure
22 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَقَالَ قَرِینُهُۥ هَـٰذَا مَا لَدَیَّ عَتِیدٌ
İngilizce

And his Companion will say: "Here is (his Record) ready with me

turkish

Yanındaki melek: "İşte bu yanımdaki hazırdır" der

50 (Qaf) Sure
23 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَلۡقِیَا فِی جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَنِیدࣲ
İngilizce

(The sentence will be:) "Throw, throw into Hell every contumacious Rejecter (of Allah)

turkish

Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun" buyurur

50 (Qaf) Sure
24 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مَّنَّاعࣲ لِّلۡخَیۡرِ مُعۡتَدࣲ مُّرِیبٍ
İngilizce

Who forbade what was good, transgressed all bounds, cast doubts and suspicions

turkish

Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun" buyurur

50 (Qaf) Sure
25 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ٱلَّذِی جَعَلَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ فَأَلۡقِیَاهُ فِی ٱلۡعَذَابِ ٱلشَّدِیدِ
İngilizce

Who set up another god beside Allah: Throw him into a severe penalty

turkish

Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun" buyurur

50 (Qaf) Sure
26 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
۞ قَالَ قَرِینُهُۥ رَبَّنَا مَاۤ أَطۡغَیۡتُهُۥ وَلَـٰكِن كَانَ فِی ضَلَـٰلِۭ بَعِیدࣲ
İngilizce

His Companion will say: "Our Lord! I did not make him transgress, but he was (himself) far astray

turkish

Yanındaki şeytan: "Rabbimiz! Ben onu azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklıktaydı" der

50 (Qaf) Sure
27 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قَالَ لَا تَخۡتَصِمُوا۟ لَدَیَّ وَقَدۡ قَدَّمۡتُ إِلَیۡكُم بِٱلۡوَعِیدِ
İngilizce

He will say: "Dispute not with each other in My Presence: I had already in advance sent you Warning

turkish

Allah: "Benim katımda çekişmeyin; size bunu önceden bildirmiştim. Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem" der

50 (Qaf) Sure
28 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مَا یُبَدَّلُ ٱلۡقَوۡلُ لَدَیَّ وَمَاۤ أَنَا۠ بِظَلَّـٰمࣲ لِّلۡعَبِیدِ
İngilizce

The Word changes not before Me, and I do not the least injustice to My Servants

turkish

Allah: "Benim katımda çekişmeyin; size bunu önceden bildirmiştim. Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem" der

50 (Qaf) Sure
29 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَوۡمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ ٱمۡتَلَأۡتِ وَتَقُولُ هَلۡ مِن مَّزِیدࣲ
İngilizce

One Day We will ask Hell, "Art thou filled to the full?" It will say, "Are there any more (to come)

turkish

O gün cehenneme: "Doldun mu?" deriz, o: "Daha var mı?" der

50 (Qaf) Sure
30 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأُزۡلِفَتِ ٱلۡجَنَّةُ لِلۡمُتَّقِینَ غَیۡرَ بَعِیدٍ
İngilizce

And the Garden will be brought nigh to the Righteous,- no more a thing distant

turkish

Cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır, zaten uzakta değildir

50 (Qaf) Sure
31 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
هَـٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ أَوَّابٍ حَفِیظࣲ
İngilizce

(A voice will say:) "This is what was promised for you,- for every one who turned (to Allah) in sincere repentance, who kept (His Law)

turkish

Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir

50 (Qaf) Sure
32 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مَّنۡ خَشِیَ ٱلرَّحۡمَـٰنَ بِٱلۡغَیۡبِ وَجَاۤءَ بِقَلۡبࣲ مُّنِیبٍ
İngilizce

Who feared (Allah) Most Gracious Unseen, and brought a heart turned in devotion (to Him)

turkish

Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir

50 (Qaf) Sure
33 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ٱدۡخُلُوهَا بِسَلَـٰمࣲۖ ذَ ٰلِكَ یَوۡمُ ٱلۡخُلُودِ
İngilizce

Enter ye therein in Peace and Security; this is a Day of Eternal Life

turkish

Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir

50 (Qaf) Sure
34 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لَهُم مَّا یَشَاۤءُونَ فِیهَا وَلَدَیۡنَا مَزِیدࣱ
İngilizce

There will be for them therein all that they wish,- and more besides in Our Presence

turkish

Orada dilediklerini bulurlar. Katımızda fazlası da vardır

50 (Qaf) Sure
35 Ayet
519 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَكَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّن قَرۡنٍ هُمۡ أَشَدُّ مِنۡهُم بَطۡشࣰا فَنَقَّبُوا۟ فِی ٱلۡبِلَـٰدِ هَلۡ مِن مَّحِیصٍ
İngilizce

But how many generations before them did We destroy (for their sins),- stronger in power than they? Then did they wander through the land: was there any place of escape (for them)

turkish

Bu inkarcılardan önce, kendilerinden daha kuvvetli olan, diyar diyar dolaşan nice nesilleri yok etmişizdir. Kurtuluşu var mı

50 (Qaf) Sure
36 Ayet
520 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّ فِی ذَ ٰلِكَ لَذِكۡرَىٰ لِمَن كَانَ لَهُۥ قَلۡبٌ أَوۡ أَلۡقَى ٱلسَّمۡعَ وَهُوَ شَهِیدࣱ
İngilizce

Verily in this is a Message for any that has a heart and understanding or who gives ear and earnestly witnesses (the truth)

turkish

Doğrusu bunda, kalbi olana veya hazır bulunup kulak verene ders vardır

50 (Qaf) Sure
37 Ayet
520 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلسَّمَـٰوَ ٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَیۡنَهُمَا فِی سِتَّةِ أَیَّامࣲ وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبࣲ
İngilizce

We created the heavens and the earth and all between them in Six Days, nor did any sense of weariness touch Us

turkish

And olsun ki, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattık ve Biz bir yorgunluk da duymadık

50 (Qaf) Sure
38 Ayet
520 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَٱصۡبِرۡ عَلَىٰ مَا یَقُولُونَ وَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ قَبۡلَ طُلُوعِ ٱلشَّمۡسِ وَقَبۡلَ ٱلۡغُرُوبِ
İngilizce

Bear, then, with patience, all that they say, and celebrate the praises of thy Lord, before the rising of the sun and before (its) setting

turkish

Söylediklerine sabret; Rabbini, güneşin doğmasından önce ve batışından önce överek tesbih et

50 (Qaf) Sure
39 Ayet
520 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمِنَ ٱلَّیۡلِ فَسَبِّحۡهُ وَأَدۡبَـٰرَ ٱلسُّجُودِ
İngilizce

And during part of the night, (also,) celebrate His praises, and (so likewise) after the postures of adoration

turkish

Geceleyin ve secdelerin ardından O'nu tesbih et

50 (Qaf) Sure
40 Ayet
520 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱسۡتَمِعۡ یَوۡمَ یُنَادِ ٱلۡمُنَادِ مِن مَّكَانࣲ قَرِیبࣲ
İngilizce

And listen for the Day when the Caller will call out from a place quiet near

turkish

Bir çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver

50 (Qaf) Sure
41 Ayet
520 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَوۡمَ یَسۡمَعُونَ ٱلصَّیۡحَةَ بِٱلۡحَقِّۚ ذَ ٰلِكَ یَوۡمُ ٱلۡخُرُوجِ
İngilizce

The Day when they will hear a (mighty) Blast in (very) truth: that will be the Day of Resurrection

turkish

O gün çığlığı gerçekten duyarlar; işte o, kabirden çıkış günüdür

50 (Qaf) Sure
42 Ayet
520 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّا نَحۡنُ نُحۡیِۦ وَنُمِیتُ وَإِلَیۡنَا ٱلۡمَصِیرُ
İngilizce

Verily it is We Who give Life and Death; and to Us is the Final Goal

turkish

Doğrusu Biz diriltiriz, Biz öldürürüz, dönüş Bize'dir

50 (Qaf) Sure
43 Ayet
520 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَوۡمَ تَشَقَّقُ ٱلۡأَرۡضُ عَنۡهُمۡ سِرَاعࣰاۚ ذَ ٰلِكَ حَشۡرٌ عَلَیۡنَا یَسِیرࣱ
İngilizce

The Day when the Earth will be rent asunder, from (men) hurrying out: that will be a gathering together,- quite easy for Us

turkish

O gün, yer yarılır, onlar çabucak ayrılır; bu, Bize göre kolay bir toplamadır

50 (Qaf) Sure
44 Ayet
520 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
نَّحۡنُ أَعۡلَمُ بِمَا یَقُولُونَۖ وَمَاۤ أَنتَ عَلَیۡهِم بِجَبَّارࣲۖ فَذَكِّرۡ بِٱلۡقُرۡءَانِ مَن یَخَافُ وَعِیدِ
İngilizce

We know best what they say; and thou art not one to overawe them by force. So admonish with the Qur'an such as fear My Warning

turkish

Onların dediklerini Biz biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; söz verdiğim günden korkanlara Kuran'la öğüt ver

50 (Qaf) Sure
45 Ayet
520 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri