At-Tur

وَٱلطُّورِ
İngilizce

By the Mount (of Revelation)

turkish

Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur

52 (At-Tur) Sure
1 Ayet
523 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَكِتَـٰبࣲ مَّسۡطُورࣲ
İngilizce

By a Decree inscribed

turkish

Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur

52 (At-Tur) Sure
2 Ayet
523 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فِی رَقࣲّ مَّنشُورࣲ
İngilizce

In a Scroll unfolded

turkish

Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur

52 (At-Tur) Sure
3 Ayet
523 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلۡبَیۡتِ ٱلۡمَعۡمُورِ
İngilizce

By the much-frequented Fane

turkish

Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur

52 (At-Tur) Sure
4 Ayet
523 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلسَّقۡفِ ٱلۡمَرۡفُوعِ
İngilizce

By the Canopy Raised High

turkish

Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur

52 (At-Tur) Sure
5 Ayet
523 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلۡبَحۡرِ ٱلۡمَسۡجُورِ
İngilizce

And by the Ocean filled with Swell

turkish

Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur

52 (At-Tur) Sure
6 Ayet
523 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَ ٰقِعࣱ
İngilizce

Verily, the Doom of thy Lord will indeed come to pass

turkish

Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur

52 (At-Tur) Sure
7 Ayet
523 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مَّا لَهُۥ مِن دَافِعࣲ
İngilizce

There is none can avert it

turkish

Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur

52 (At-Tur) Sure
8 Ayet
523 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَوۡمَ تَمُورُ ٱلسَّمَاۤءُ مَوۡرࣰا
İngilizce

On the Day when the firmament will be in dreadful commotion

turkish

Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak

52 (At-Tur) Sure
9 Ayet
523 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَتَسِیرُ ٱلۡجِبَالُ سَیۡرࣰا
İngilizce

And the mountains will fly hither and thither

turkish

Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak

52 (At-Tur) Sure
10 Ayet
523 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَوَیۡلࣱ یَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِینَ
İngilizce

Then woe that Day to those that treat (Truth) as Falsehood

turkish

Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak

52 (At-Tur) Sure
11 Ayet
523 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ٱلَّذِینَ هُمۡ فِی خَوۡضࣲ یَلۡعَبُونَ
İngilizce

That play (and paddle) in shallow trifles

turkish

Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak

52 (At-Tur) Sure
12 Ayet
523 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَوۡمَ یُدَعُّونَ إِلَىٰ نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّا
İngilizce

That Day shall they be thrust down to the Fire of Hell, irresistibly

turkish

Cehennem ateşine itildikçe itildikleri gün, onlara: "İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur

52 (At-Tur) Sure
13 Ayet
523 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
هَـٰذِهِ ٱلنَّارُ ٱلَّتِی كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ
İngilizce

This:, it will be said, "Is the Fire,- which ye were wont to deny

turkish

Cehennem ateşine itildikçe itildikleri gün, onlara: "İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur

52 (At-Tur) Sure
14 Ayet
523 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَفَسِحۡرٌ هَـٰذَاۤ أَمۡ أَنتُمۡ لَا تُبۡصِرُونَ
İngilizce

Is this then a fake, or is it ye that do not see

turkish

Bu bir büyü müdür, yoksa hala görmez misiniz? Girin oraya, sabretseniz de sabretmeseniz de artık birdir; ancak işlediklerinizin karşılığını görüyorsunuz" denir

52 (At-Tur) Sure
15 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ٱصۡلَوۡهَا فَٱصۡبِرُوۤا۟ أَوۡ لَا تَصۡبِرُوا۟ سَوَاۤءٌ عَلَیۡكُمۡۖ إِنَّمَا تُجۡزَوۡنَ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
İngilizce

Burn ye therein: the same is it to you whether ye bear it with patience, or not: Ye but receive the recompense of your (own) deeds

turkish

Bu bir büyü müdür, yoksa hala görmez misiniz? Girin oraya, sabretseniz de sabretmeseniz de artık birdir; ancak işlediklerinizin karşılığını görüyorsunuz" denir

52 (At-Tur) Sure
16 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّ ٱلۡمُتَّقِینَ فِی جَنَّـٰتࣲ وَنَعِیمࣲ
İngilizce

As to the Righteous, they will be in Gardens, and in Happiness

turkish

Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, şüphesiz, cennetlerde ve Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk duyarak nimetler içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur

52 (At-Tur) Sure
17 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَـٰكِهِینَ بِمَاۤ ءَاتَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡ وَوَقَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡ عَذَابَ ٱلۡجَحِیمِ
İngilizce

Enjoying the (Bliss) which their Lord hath bestowed on them, and their Lord shall deliver them from the Penalty of the Fire

turkish

Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, şüphesiz, cennetlerde ve Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk duyarak nimetler içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur

52 (At-Tur) Sure
18 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كُلُوا۟ وَٱشۡرَبُوا۟ هَنِیۤءَۢا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
İngilizce

(To them will be said:) "Eat and drink ye, with profit and health, because of your (good) deeds

turkish

Onlara şöyle denir: "İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin için." Onlara, ceylan gözlü eşler veririz

52 (At-Tur) Sure
19 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مُتَّكِءِینَ عَلَىٰ سُرُرࣲ مَّصۡفُوفَةࣲۖ وَزَوَّجۡنَـٰهُم بِحُورٍ عِینࣲ
İngilizce

They will recline (with ease) on Thrones (of dignity) arranged in ranks; and We shall join them to Companions, with beautiful big and lustrous eyes

turkish

Onlara şöyle denir: "İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin için." Onlara, ceylan gözlü eşler veririz

52 (At-Tur) Sure
20 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّبَعَتۡهُمۡ ذُرِّیَّتُهُم بِإِیمَـٰنٍ أَلۡحَقۡنَا بِهِمۡ ذُرِّیَّتَهُمۡ وَمَاۤ أَلَتۡنَـٰهُم مِّنۡ عَمَلِهِم مِّن شَیۡءࣲۚ كُلُّ ٱمۡرِئِۭ بِمَا كَسَبَ رَهِینࣱ
İngilizce

And those who believe and whose families follow them in Faith,- to them shall We join their families: Nor shall We deprive them (of the fruit) of aught of their works: (Yet) is each individual in pledge for his deeds

turkish

İnanan, soyları da inançta kendilerine uyan kimselere soylarını da katarız. Onların işlediklerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazancına bağlıdır

52 (At-Tur) Sure
21 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَمۡدَدۡنَـٰهُم بِفَـٰكِهَةࣲ وَلَحۡمࣲ مِّمَّا یَشۡتَهُونَ
İngilizce

And We shall bestow on them, of fruit and meat, anything they shall desire

turkish

Cennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz

52 (At-Tur) Sure
22 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَتَنَـٰزَعُونَ فِیهَا كَأۡسࣰا لَّا لَغۡوࣱ فِیهَا وَلَا تَأۡثِیمࣱ
İngilizce

They shall there exchange, one with another, a (loving) cup free of frivolity, free of all taint of ill

turkish

Orada kadeh tokuştururlar; fakat bunda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır

52 (At-Tur) Sure
23 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
۞ وَیَطُوفُ عَلَیۡهِمۡ غِلۡمَانࣱ لَّهُمۡ كَأَنَّهُمۡ لُؤۡلُؤࣱ مَّكۡنُونࣱ
İngilizce

Round about them will serve, (devoted) to them, young male servants (handsome) as Pearls well-guarded

turkish

Sedefteki inciler gibi olan gençler yanlarında dolaşırlar

52 (At-Tur) Sure
24 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضࣲ یَتَسَاۤءَلُونَ
İngilizce

They will advance to each other, engaging in mutual enquiry

turkish

Birbirlerine dönüp soruşurlar

52 (At-Tur) Sure
25 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قَالُوۤا۟ إِنَّا كُنَّا قَبۡلُ فِیۤ أَهۡلِنَا مُشۡفِقِینَ
İngilizce

They will say: "Aforetime, we were not without fear for the sake of our people

turkish

Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler

52 (At-Tur) Sure
26 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَمَنَّ ٱللَّهُ عَلَیۡنَا وَوَقَىٰنَا عَذَابَ ٱلسَّمُومِ
İngilizce

But Allah has been good to us, and has delivered us from the Penalty of the Scorching Wind

turkish

Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler

52 (At-Tur) Sure
27 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّا كُنَّا مِن قَبۡلُ نَدۡعُوهُۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلۡبَرُّ ٱلرَّحِیمُ
İngilizce

Truly, we did call unto Him from of old: truly it is He, the Beneficent, the Merciful

turkish

Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler

52 (At-Tur) Sure
28 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَذَكِّرۡ فَمَاۤ أَنتَ بِنِعۡمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنࣲ وَلَا مَجۡنُونٍ
İngilizce

Therefore proclaim thou the praises (of thy Lord): for by the Grace of thy Lord, thou art no (vulgar) soothsayer, nor art thou one possessed

turkish

Öğüt ver; Rabbinin nimetiyle sen, ne kahinsin ne de delisin

52 (At-Tur) Sure
29 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمۡ یَقُولُونَ شَاعِرࣱ نَّتَرَبَّصُ بِهِۦ رَیۡبَ ٱلۡمَنُونِ
İngilizce

Or do they say:- "A Poet! we await for him some calamity (hatched) by Time

turkish

Yoksa senin için şöyle mi derler: "Şairdir, zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz

52 (At-Tur) Sure
30 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قُلۡ تَرَبَّصُوا۟ فَإِنِّی مَعَكُم مِّنَ ٱلۡمُتَرَبِّصِینَ
İngilizce

Say thou: "Await ye!- I too will wait along with you

turkish

De ki: "Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözlemekteyim

52 (At-Tur) Sure
31 Ayet
524 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمۡ تَأۡمُرُهُمۡ أَحۡلَـٰمُهُم بِهَـٰذَاۤۚ أَمۡ هُمۡ قَوۡمࣱ طَاغُونَ
İngilizce

Is it that their faculties of understanding urge them to this, or are they but a people transgressing beyond bounds

turkish

Bunu onlara akılları mı buyuruyor? Yoksa onlar azgın bir millet midirler

52 (At-Tur) Sure
32 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمۡ یَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۥۚ بَل لَّا یُؤۡمِنُونَ
İngilizce

Or do they say, "He fabricated the (Message)"? Nay, they have no faith

turkish

Yahut: "Onu kendi uydurdu" diyorlar öyle mi? Hayır, inanmıyorlar

52 (At-Tur) Sure
33 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَلۡیَأۡتُوا۟ بِحَدِیثࣲ مِّثۡلِهِۦۤ إِن كَانُوا۟ صَـٰدِقِینَ
İngilizce

Let them then produce a recital like unto it,- If (it be) they speak the truth

turkish

Eğer iddialarında samimi iseler Kuran'ın benzeri bir söz meydana getirsinler

52 (At-Tur) Sure
34 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمۡ خُلِقُوا۟ مِنۡ غَیۡرِ شَیۡءٍ أَمۡ هُمُ ٱلۡخَـٰلِقُونَ
İngilizce

Were they created of nothing, or were they themselves the creators

turkish

Onlar, yaratan olmaksızın mı yaratıldılar yoksa yaratanlar kendileri midir

52 (At-Tur) Sure
35 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمۡ خَلَقُوا۟ ٱلسَّمَـٰوَ ٰتِ وَٱلۡأَرۡضَۚ بَل لَّا یُوقِنُونَ
İngilizce

Or did they create the heavens and the earth? Nay, they have no firm belief

turkish

Yoksa gökleri ve yeri kendileri mi yarattılar? Hayır, Allah'a kesin olarak inanmıyorlar

52 (At-Tur) Sure
36 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمۡ عِندَهُمۡ خَزَاۤئِنُ رَبِّكَ أَمۡ هُمُ ٱلۡمُصَۣیۡطِرُونَ
İngilizce

Or are the Treasures of thy Lord with them, or are they the managers (of affairs)

turkish

Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yoksa onlar mı işe hakimdirler

52 (At-Tur) Sure
37 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمۡ لَهُمۡ سُلَّمࣱ یَسۡتَمِعُونَ فِیهِۖ فَلۡیَأۡتِ مُسۡتَمِعُهُم بِسُلۡطَـٰنࣲ مُّبِینٍ
İngilizce

Or have they a ladder, by which they can (climb up to heaven and) listen (to its secrets)? Then let (such a) listener of theirs produce a manifest proof

turkish

Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin

52 (At-Tur) Sure
38 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمۡ لَهُ ٱلۡبَنَـٰتُ وَلَكُمُ ٱلۡبَنُونَ
İngilizce

Or has He only daughters and ye have sons

turkish

Demek kızlar Allah'ın, oğullar sizin öyle mi

52 (At-Tur) Sure
39 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمۡ تَسۡءَلُهُمۡ أَجۡرࣰا فَهُم مِّن مَّغۡرَمࣲ مُّثۡقَلُونَ
İngilizce

Or is it that thou dost ask for a reward, so that they are burdened with a load of debt

turkish

Yahut sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar

52 (At-Tur) Sure
40 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمۡ عِندَهُمُ ٱلۡغَیۡبُ فَهُمۡ یَكۡتُبُونَ
İngilizce

Or that the Unseen in it their hands, and they write it down

turkish

Veya, görülmeyeni bilmek kendilerine aittir de, onlar mı yazıyorlar

52 (At-Tur) Sure
41 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمۡ یُرِیدُونَ كَیۡدࣰاۖ فَٱلَّذِینَ كَفَرُوا۟ هُمُ ٱلۡمَكِیدُونَ
İngilizce

Or do they intend a plot (against thee)? But those who defy Allah are themselves involved in a Plot

turkish

Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Ama o tuzağa yakalanacak olanlar inkar edenlerdir

52 (At-Tur) Sure
42 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمۡ لَهُمۡ إِلَـٰهٌ غَیۡرُ ٱللَّهِۚ سُبۡحَـٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا یُشۡرِكُونَ
İngilizce

Or have they a god other than Allah? Exalted is Allah far above the things they associate with Him

turkish

Yoksa Allah'tan başka bir tanrıları mı vardır? Allah, onların ortak koşmalarından münezzehtir

52 (At-Tur) Sure
43 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِن یَرَوۡا۟ كِسۡفࣰا مِّنَ ٱلسَّمَاۤءِ سَاقِطࣰا یَقُولُوا۟ سَحَابࣱ مَّرۡكُومࣱ
İngilizce

Were they to see a piece of the sky falling (on them), they would (only) say: "Clouds gathered in heaps

turkish

Gökten azap olarak düşen bir parça görseler: "Bulut kümesidir" derler

52 (At-Tur) Sure
44 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَذَرۡهُمۡ حَتَّىٰ یُلَـٰقُوا۟ یَوۡمَهُمُ ٱلَّذِی فِیهِ یُصۡعَقُونَ
İngilizce

So leave them alone until they encounter that Day of theirs, wherein they shall (perforce) swoon (with terror)

turkish

Çarpılacakları güne erişmelerine kadar onları bırak

52 (At-Tur) Sure
45 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَوۡمَ لَا یُغۡنِی عَنۡهُمۡ كَیۡدُهُمۡ شَیۡءࣰا وَلَا هُمۡ یُنصَرُونَ
İngilizce

The Day when their plotting will avail them nothing and no help shall be given them

turkish

O gün, düzenleri kendilerine bir fayda vermez; yardım da görmezler

52 (At-Tur) Sure
46 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِنَّ لِلَّذِینَ ظَلَمُوا۟ عَذَابࣰا دُونَ ذَ ٰلِكَ وَلَـٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا یَعۡلَمُونَ
İngilizce

And verily, for those who do wrong, there is another punishment besides this: But most of them understand not

turkish

Zulmedenlere, şüphesiz, bundan başka da azap vardır; fakat onların çoğu bilmezler

52 (At-Tur) Sure
47 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱصۡبِرۡ لِحُكۡمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعۡیُنِنَاۖ وَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ حِینَ تَقُومُ
İngilizce

Now await in patience the command of thy Lord: for verily thou art in Our eyes: and celebrate the praises of thy Lord the while thou standest forth

turkish

Rabbinin hükmü yerine gelinceye kadar sabret; doğrusu sen, Bizim nezaretimiz altındasın; kalkarken Rabbini överek tesbih et

52 (At-Tur) Sure
48 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمِنَ ٱلَّیۡلِ فَسَبِّحۡهُ وَإِدۡبَـٰرَ ٱلنُّجُومِ
İngilizce

And for part of the night also praise thou Him,- and at the retreat of the stars

turkish

Geceleyin ve yıldızlar kaybolurken de O'nu tesbih et

52 (At-Tur) Sure
49 Ayet
525 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri