An-Najm

وَٱلنَّجۡمِ إِذَا هَوَىٰ
İngilizce

By the Star when it goes down

turkish

Batmakta olan yıldıza and olsun ki

53 (An-Najm) Sure
1 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمۡ وَمَا غَوَىٰ
İngilizce

Your Companion is neither astray nor being misled

turkish

Arkadaşınız (Muhammed) sapmamış ve azmamıştır

53 (An-Najm) Sure
2 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمَا یَنطِقُ عَنِ ٱلۡهَوَىٰۤ
İngilizce

Nor does he say (aught) of (his own) Desire

turkish

O, kendiliğinden konuşmamaktadır

53 (An-Najm) Sure
3 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنۡ هُوَ إِلَّا وَحۡیࣱ یُوحَىٰ
İngilizce

It is no less than inspiration sent down to him

turkish

Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahy iledir

53 (An-Najm) Sure
4 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
عَلَّمَهُۥ شَدِیدُ ٱلۡقُوَىٰ
İngilizce

He was taught by one Mighty in Power

turkish

Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş

53 (An-Najm) Sure
5 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ذُو مِرَّةࣲ فَٱسۡتَوَىٰ
İngilizce

Endued with Wisdom: for he appeared (in stately form)

turkish

Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş

53 (An-Najm) Sure
6 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَهُوَ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡأَعۡلَىٰ
İngilizce

While he was in the highest part of the horizon

turkish

Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş

53 (An-Najm) Sure
7 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ
İngilizce

Then he approached and came closer

turkish

Sonra yaklaşmış ve inmiştir

53 (An-Najm) Sure
8 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَكَانَ قَابَ قَوۡسَیۡنِ أَوۡ أَدۡنَىٰ
İngilizce

And was at a distance of but two bow-lengths or (even) nearer

turkish

Araları iki yay aralığı kadar veya daha da yakın oldu

53 (An-Najm) Sure
9 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَأَوۡحَىٰۤ إِلَىٰ عَبۡدِهِۦ مَاۤ أَوۡحَىٰ
İngilizce

So did (Allah) convey the inspiration to His Servant- (conveyed) what He (meant) to convey

turkish

Allah o anda kuluna vahyedeceğini etti

53 (An-Najm) Sure
10 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مَا كَذَبَ ٱلۡفُؤَادُ مَا رَأَىٰۤ
İngilizce

The (Prophet's) (mind and) heart in no way falsified that which he saw

turkish

Gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı

53 (An-Najm) Sure
11 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَفَتُمَـٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا یَرَىٰ
İngilizce

Will ye then dispute with him concerning what he saw

turkish

Ey inkarcılar! Onun gördüğü şey hakkında kendisi ile tartışır mısınız

53 (An-Najm) Sure
12 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلَقَدۡ رَءَاهُ نَزۡلَةً أُخۡرَىٰ
İngilizce

For indeed he saw him at a second descent

turkish

And olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür

53 (An-Najm) Sure
13 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
عِندَ سِدۡرَةِ ٱلۡمُنتَهَىٰ
İngilizce

Near the Lote-tree beyond which none may pass

turkish

And olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür

53 (An-Najm) Sure
14 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
عِندَهَا جَنَّةُ ٱلۡمَأۡوَىٰۤ
İngilizce

Near it is the Garden of Abode

turkish

Orada Me'va cenneti vardır

53 (An-Najm) Sure
15 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِذۡ یَغۡشَى ٱلسِّدۡرَةَ مَا یَغۡشَىٰ
İngilizce

Behold, the Lote-tree was shrouded (in mystery unspeakable)

turkish

Sidre'yi bürüyen bürüyordu

53 (An-Najm) Sure
16 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مَا زَاغَ ٱلۡبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ
İngilizce

(His) sight never swerved, nor did it go wrong

turkish

Gözü oradan ne kaydı ve ne de onu aştı

53 (An-Najm) Sure
17 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لَقَدۡ رَأَىٰ مِنۡ ءَایَـٰتِ رَبِّهِ ٱلۡكُبۡرَىٰۤ
İngilizce

For truly did he see, of the Signs of his Lord, the Greatest

turkish

And olsun ki Rabbinin varlığının büyük delillerini gördü

53 (An-Najm) Sure
18 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَفَرَءَیۡتُمُ ٱللَّـٰتَ وَٱلۡعُزَّىٰ
İngilizce

Have ye seen Lat. and 'Uzza

turkish

Ey inkarcılar! Şimdi Lat, Uzza ve bundan başka üçüncüleri olan Menat'ın ne olduğunu söyler misiniz

53 (An-Najm) Sure
19 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلۡأُخۡرَىٰۤ
İngilizce

And another, the third (goddess), Manat

turkish

Ey inkarcılar! Şimdi Lat, Uzza ve bundan başka üçüncüleri olan Menat'ın ne olduğunu söyler misiniz

53 (An-Najm) Sure
20 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلۡأُنثَىٰ
İngilizce

What! for you the male sex, and for Him, the female

turkish

Demek erkekler sizin, dişiler Allah'ın mı

53 (An-Najm) Sure
21 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
تِلۡكَ إِذࣰا قِسۡمَةࣱ ضِیزَىٰۤ
İngilizce

Behold, such would be indeed a division most unfair

turkish

Öyleyse bu haksız bir paylaşma

53 (An-Najm) Sure
22 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنۡ هِیَ إِلَّاۤ أَسۡمَاۤءࣱ سَمَّیۡتُمُوهَاۤ أَنتُمۡ وَءَابَاۤؤُكُم مَّاۤ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلۡطَـٰنٍۚ إِن یَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهۡوَى ٱلۡأَنفُسُۖ وَلَقَدۡ جَاۤءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلۡهُدَىٰۤ
İngilizce

These are nothing but names which ye have devised,- ye and your fathers,- for which Allah has sent down no authority (whatever). They follow nothing but conjecture and what their own souls desire!- Even though there has already come to them Guidance from their Lord

turkish

Bunlar sizin ve babalarınızın taktığı adlardan başka bir şey değildir. Allah onları destekleyen bir delil indirmemiştir. Onlar sadece sanıya ve canlarının istediğine uymaktadırlar. Oysa onlara Rablerinden and olsun ki doğruluk rehberi gelmiştir

53 (An-Najm) Sure
23 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمۡ لِلۡإِنسَـٰنِ مَا تَمَنَّىٰ
İngilizce

Nay, shall man have (just) anything he hankers after

turkish

Yoksa, her umduğu şey insanın mıdır

53 (An-Najm) Sure
24 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَلِلَّهِ ٱلۡءَاخِرَةُ وَٱلۡأُولَىٰ
İngilizce

But it is to Allah that the End and the Beginning (of all things) belong

turkish

Hayatın ilki de sonu da Allah'ındır

53 (An-Najm) Sure
25 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
۞ وَكَم مِّن مَّلَكࣲ فِی ٱلسَّمَـٰوَ ٰتِ لَا تُغۡنِی شَفَـٰعَتُهُمۡ شَیۡءًا إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ أَن یَأۡذَنَ ٱللَّهُ لِمَن یَشَاۤءُ وَیَرۡضَىٰۤ
İngilizce

How many-so-ever be the angels in the heavens, their intercession will avail nothing except after Allah has given leave for whom He pleases and that he is acceptable to Him

turkish

Allah, dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice meleklerin şefaati bir şeye yaramaz

53 (An-Najm) Sure
26 Ayet
526 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّ ٱلَّذِینَ لَا یُؤۡمِنُونَ بِٱلۡءَاخِرَةِ لَیُسَمُّونَ ٱلۡمَلَـٰۤئِكَةَ تَسۡمِیَةَ ٱلۡأُنثَىٰ
İngilizce

Those who believe not in the Hereafter, name the angels with female names

turkish

Doğrusu ahirete inanmayanlar, meleklere "dişi" adını takarlar

53 (An-Najm) Sure
27 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنۡ عِلۡمٍۖ إِن یَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّۖ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا یُغۡنِی مِنَ ٱلۡحَقِّ شَیۡءࣰا
İngilizce

But they have no knowledge therein. They follow nothing but conjecture; and conjecture avails nothing against Truth

turkish

Oysa onların bu hususta bir bilgileri yoktur, sadece sanıya uyarlar. Sanı ise şüphesiz gerçeği ifade etmez

53 (An-Najm) Sure
28 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَأَعۡرِضۡ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكۡرِنَا وَلَمۡ یُرِدۡ إِلَّا ٱلۡحَیَوٰةَ ٱلدُّنۡیَا
İngilizce

Therefore shun those who turn away from Our Message and desire nothing but the life of this world

turkish

Bizi anmaktan yüz çevirenlere ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlere aldırma

53 (An-Najm) Sure
29 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ذَ ٰلِكَ مَبۡلَغُهُم مِّنَ ٱلۡعِلۡمِۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِیلِهِۦ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِمَنِ ٱهۡتَدَىٰ
İngilizce

That is as far as knowledge will reach them. Verily thy Lord knoweth best those who stray from His Path, and He knoweth best those who receive guidance

turkish

Bu onların ulaştıkları bilginin seviyesini gösterir. Doğrusu Rabbin yolundan sapmış olanı pek iyi bilir, doğru yolda olanı da çok iyi bilir

53 (An-Najm) Sure
30 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلِلَّهِ مَا فِی ٱلسَّمَـٰوَ ٰتِ وَمَا فِی ٱلۡأَرۡضِ لِیَجۡزِیَ ٱلَّذِینَ أَسَـٰۤءُوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَیَجۡزِیَ ٱلَّذِینَ أَحۡسَنُوا۟ بِٱلۡحُسۡنَى
İngilizce

Yea, to Allah belongs all that is in the heavens and on earth: so that He rewards those who do evil, according to their deeds, and He rewards those who do good, with what is best

turkish

Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah'ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir

53 (An-Najm) Sure
31 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ٱلَّذِینَ یَجۡتَنِبُونَ كَبَـٰۤئِرَ ٱلۡإِثۡمِ وَٱلۡفَوَ ٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَۚ إِنَّ رَبَّكَ وَ ٰسِعُ ٱلۡمَغۡفِرَةِۚ هُوَ أَعۡلَمُ بِكُمۡ إِذۡ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ وَإِذۡ أَنتُمۡ أَجِنَّةࣱ فِی بُطُونِ أُمَّهَـٰتِكُمۡۖ فَلَا تُزَكُّوۤا۟ أَنفُسَكُمۡۖ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰۤ
İngilizce

Those who avoid great sins and shameful deeds, only (falling into) small faults,- verily thy Lord is ample in forgiveness. He knows you well when He brings you out of the earth, And when ye are hidden in your mothers' wombs. Therefore justify not yourselves: He knows best who it is that guards against evil

turkish

Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah'ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir

53 (An-Najm) Sure
32 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَفَرَءَیۡتَ ٱلَّذِی تَوَلَّىٰ
İngilizce

Seest thou one who turns back

turkish

Yüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mü

53 (An-Najm) Sure
33 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَعۡطَىٰ قَلِیلࣰا وَأَكۡدَىٰۤ
İngilizce

Gives a little, then hardens (his heart)

turkish

Yüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mü

53 (An-Najm) Sure
34 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَعِندَهُۥ عِلۡمُ ٱلۡغَیۡبِ فَهُوَ یَرَىٰۤ
İngilizce

What! Has he knowledge of the Unseen so that he can see

turkish

Görülmeyenin ilmi yanında da o mu görüyor

53 (An-Najm) Sure
35 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمۡ لَمۡ یُنَبَّأۡ بِمَا فِی صُحُفِ مُوسَىٰ
İngilizce

Nay, is he not acquainted with what is in the Books of Moses

turkish

Yoksa Musa'nın ve sözünü yerine getiren İbrahim'in kitablarında olanlar kendisine bildirilmedi mi ki

53 (An-Najm) Sure
36 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِبۡرَ ٰهِیمَ ٱلَّذِی وَفَّىٰۤ
İngilizce

And of Abraham who fulfilled his engagements

turkish

Yoksa Musa'nın ve sözünü yerine getiren İbrahim'in kitablarında olanlar kendisine bildirilmedi mi ki

53 (An-Najm) Sure
37 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةࣱ وِزۡرَ أُخۡرَىٰ
İngilizce

Namely, that no bearer of burdens can bear the burden of another

turkish

Hiç bir günahkar başkasının günah yükünü yüklenmez

53 (An-Najm) Sure
38 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَن لَّیۡسَ لِلۡإِنسَـٰنِ إِلَّا مَا سَعَىٰ
İngilizce

That man can have nothing but what he strives for

turkish

İnsan ancak çalıştığına erişir

53 (An-Najm) Sure
39 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَنَّ سَعۡیَهُۥ سَوۡفَ یُرَىٰ
İngilizce

That (the fruit of) his striving will soon come in sight

turkish

Onun çalışması şüphesiz görülecektir

53 (An-Najm) Sure
40 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ یُجۡزَىٰهُ ٱلۡجَزَاۤءَ ٱلۡأَوۡفَىٰ
İngilizce

Then will he be rewarded with a reward complete

turkish

Sonra ona karşılığı eksiksiz verilecektir

53 (An-Najm) Sure
41 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلۡمُنتَهَىٰ
İngilizce

That to thy Lord is the final Goal

turkish

Doğrusu son varış Rabbinedir

53 (An-Najm) Sure
42 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضۡحَكَ وَأَبۡكَىٰ
İngilizce

That it is He Who granteth Laughter and Tears

turkish

Doğrusu, güldüren de ağlatan da O'dur

53 (An-Najm) Sure
43 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحۡیَا
İngilizce

That it is He Who granteth Death and Life

turkish

Doğrusu dirilten de öldüren de O'dur

53 (An-Najm) Sure
44 Ayet
527 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوۡجَیۡنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰ
İngilizce

That He did create in pairs,- male and female

turkish

Doğrusu, atıldığında meniden erkek ve dişiyi, iki çifti yaratan O'dur

53 (An-Najm) Sure
45 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مِن نُّطۡفَةٍ إِذَا تُمۡنَىٰ
İngilizce

From a seed when lodged (in its place)

turkish

Doğrusu, atıldığında meniden erkek ve dişiyi, iki çifti yaratan O'dur

53 (An-Najm) Sure
46 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَنَّ عَلَیۡهِ ٱلنَّشۡأَةَ ٱلۡأُخۡرَىٰ
İngilizce

That He hath promised a Second Creation (Raising of the Dead)

turkish

Doğrusu ölümden sonra tekrar dirilten de O'dur

53 (An-Najm) Sure
47 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغۡنَىٰ وَأَقۡنَىٰ
İngilizce

That it is He Who giveth wealth and satisfaction

turkish

Doğrusu zengin eden de varlıklı kılan da O'dur

53 (An-Najm) Sure
48 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعۡرَىٰ
İngilizce

That He is the Lord of Sirius (the Mighty Star)

turkish

Doğrusu Şira yıldızının Rabbi O'dur

53 (An-Najm) Sure
49 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَنَّهُۥۤ أَهۡلَكَ عَادًا ٱلۡأُولَىٰ
İngilizce

And that it is He Who destroyed the (powerful) ancient 'Ad (people)

turkish

İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur

53 (An-Najm) Sure
50 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَثَمُودَا۟ فَمَاۤ أَبۡقَىٰ
İngilizce

And the Thamud nor gave them a lease of perpetual life

turkish

İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur

53 (An-Najm) Sure
51 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَقَوۡمَ نُوحࣲ مِّن قَبۡلُۖ إِنَّهُمۡ كَانُوا۟ هُمۡ أَظۡلَمَ وَأَطۡغَىٰ
İngilizce

And before them, the people of Noah, for that they were (all) most unjust and most insolent transgressors

turkish

Daha önce de Nuh milletini yok eden O'dur; çünkü onlar çok zalim ve pek taşkın kimselerdi

53 (An-Najm) Sure
52 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلۡمُؤۡتَفِكَةَ أَهۡوَىٰ
İngilizce

And He destroyed the Overthrown Cities (of Sodom and Gomorrah)

turkish

Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur

53 (An-Najm) Sure
53 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ
İngilizce

So that (ruins unknown) have covered them up

turkish

Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur

53 (An-Najm) Sure
54 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَبِأَیِّ ءَالَاۤءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ
İngilizce

Then which of the gifts of thy Lord, (O man,) wilt thou dispute about

turkish

Ey kişi! Rabbinin hangi nimetinden şüpheye düşersin

53 (An-Najm) Sure
55 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
هَـٰذَا نَذِیرࣱ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلۡأُولَىٰۤ
İngilizce

This is a Warner, of the (series of) Warners of old

turkish

İşte ilk uyaranlar gibi bu da bir uyarandır

53 (An-Najm) Sure
56 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَزِفَتِ ٱلۡءَازِفَةُ
İngilizce

The (Judgment) ever approaching draws nigh

turkish

Kıyamet yaklaştıkça yaklaşmıştır

53 (An-Najm) Sure
57 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لَیۡسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ
İngilizce

No (soul) but Allah can lay it bare

turkish

Onu Allah'tan başka ortaya koyacak yoktur

53 (An-Najm) Sure
58 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَفَمِنۡ هَـٰذَا ٱلۡحَدِیثِ تَعۡجَبُونَ
İngilizce

Do ye then wonder at this recital

turkish

Bu söze mi şaşıyorsunuz

53 (An-Najm) Sure
59 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَتَضۡحَكُونَ وَلَا تَبۡكُونَ
İngilizce

And will ye laugh and not weep

turkish

Gülüyorsunuz... Ağlamıyorsunuz

53 (An-Najm) Sure
60 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَنتُمۡ سَـٰمِدُونَ
İngilizce

Wasting your time in vanities

turkish

Habersiz oyalanmaktasınız

53 (An-Najm) Sure
61 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَ̅ٱ̅سۡ̅جُ̅دُ̅و̅ا۟̅ لِلَّهِ وَٱعۡبُدُوا۟ ۩
İngilizce

But fall ye down in prostration to Allah, and adore (Him)

turkish

Artık secdeye varın, Allah'a kulluk edin

53 (An-Najm) Sure
62 Ayet
528 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri