Al-Mulk

۞ تَبَـٰرَكَ ٱلَّذِی بِیَدِهِ ٱلۡمُلۡكُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَیۡءࣲ قَدِیرٌ
İngilizce

Blessed be He in Whose hands is Dominion; and He over all things hath Power

turkish

Hükümranlık elinde olan Allah yücedir ve O herşeye Kadir'dir

67 (Al-Mulk) Sure
1 Ayet
562 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ٱلَّذِی خَلَقَ ٱلۡمَوۡتَ وَٱلۡحَیَوٰةَ لِیَبۡلُوَكُمۡ أَیُّكُمۡ أَحۡسَنُ عَمَلࣰاۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلۡغَفُورُ
İngilizce

He Who created Death and Life, that He may try which of you is best in deed: and He is the Exalted in Might, Oft-Forgiving

turkish

Hanginizin daha iyi iş işlediğini belirtmek için, ölümü ve dirimi (hayatı) yaratan O'dur. O, güçlüdür, bağışlayandır

67 (Al-Mulk) Sure
2 Ayet
562 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ٱلَّذِی خَلَقَ سَبۡعَ سَمَـٰوَ ٰتࣲ طِبَاقࣰاۖ مَّا تَرَىٰ فِی خَلۡقِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ مِن تَفَـٰوُتࣲۖ فَٱرۡجِعِ ٱلۡبَصَرَ هَلۡ تَرَىٰ مِن فُطُورࣲ
İngilizce

He Who created the seven heavens one above another: No want of proportion wilt thou see in the Creation of (Allah) Most Gracious. So turn thy vision again: seest thou any flaw

turkish

Gökleri yedi kat üzerine yaratan O'dur. Rahman'ın bu yaratmasında bir düzensizlik bulamazsın. Gözünü bir çevir bak, bir çatlak görebilir misin

67 (Al-Mulk) Sure
3 Ayet
562 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ ٱرۡجِعِ ٱلۡبَصَرَ كَرَّتَیۡنِ یَنقَلِبۡ إِلَیۡكَ ٱلۡبَصَرُ خَاسِئࣰا وَهُوَ حَسِیرࣱ
İngilizce

Again turn thy vision a second time: (thy) vision will come back to thee dull and discomfited, in a state worn out

turkish

Bir aksaklık bulmak için gözünü tekrar tekrar çevir bak; ama göz umduğunu bulamayıp bitkin ve yorgun düşer

67 (Al-Mulk) Sure
4 Ayet
562 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلَقَدۡ زَیَّنَّا ٱلسَّمَاۤءَ ٱلدُّنۡیَا بِمَصَـٰبِیحَ وَجَعَلۡنَـٰهَا رُجُومࣰا لِّلشَّیَـٰطِینِۖ وَأَعۡتَدۡنَا لَهُمۡ عَذَابَ ٱلسَّعِیرِ
İngilizce

And we have, (from of old), adorned the lowest heaven with Lamps, and We have made such (Lamps) (as) missiles to drive away the Evil Ones, and have prepared for them the Penalty of the Blazing Fire

turkish

And olsun ki, yakın göğü kandillerle donattık, onları şeytanlar için taşlamalar yaptık ve şeytanlara çılgın alev azabını hazırladık

67 (Al-Mulk) Sure
5 Ayet
562 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلِلَّذِینَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمۡ عَذَابُ جَهَنَّمَۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِیرُ
İngilizce

For those who reject their Lord (and Cherisher) is the Penalty of Hell: and evil is (such), Destination

turkish

Rablerini inkar eden kimseler için cehennem azabı vardır. Ne kötü bir dönüştür

67 (Al-Mulk) Sure
6 Ayet
562 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِذَاۤ أُلۡقُوا۟ فِیهَا سَمِعُوا۟ لَهَا شَهِیقࣰا وَهِیَ تَفُورُ
İngilizce

When they are cast therein, they will hear the (terrible) drawing in of its breath even as it blazes forth

turkish

Oraya atıldıkları zaman, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler

67 (Al-Mulk) Sure
7 Ayet
562 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
تَكَادُ تَمَیَّزُ مِنَ ٱلۡغَیۡظِۖ كُلَّمَاۤ أُلۡقِیَ فِیهَا فَوۡجࣱ سَأَلَهُمۡ خَزَنَتُهَاۤ أَلَمۡ یَأۡتِكُمۡ نَذِیرࣱ
İngilizce

Almost bursting with fury: Every time a Group is cast therein, its Keepers will ask, "Did no Warner come to you

turkish

Nerede ise öfkesinden paralanacak! İçine her bir topluluğun atılmasında, bekçileri onlara: "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye sorarlar

67 (Al-Mulk) Sure
8 Ayet
562 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قَالُوا۟ بَلَىٰ قَدۡ جَاۤءَنَا نَذِیرࣱ فَكَذَّبۡنَا وَقُلۡنَا مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ مِن شَیۡءٍ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا فِی ضَلَـٰلࣲ كَبِیرࣲ
İngilizce

They will say: "Yes indeed; a Warner did come to us, but we rejected him and said, 'Allah never sent down any (Message): ye are nothing but an egregious delusion

turkish

Onlar: "Evet; doğrusu bize bir uyarıcı geldi, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik" derler

67 (Al-Mulk) Sure
9 Ayet
562 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَقَالُوا۟ لَوۡ كُنَّا نَسۡمَعُ أَوۡ نَعۡقِلُ مَا كُنَّا فِیۤ أَصۡحَـٰبِ ٱلسَّعِیرِ
İngilizce

They will further say: "Had we but listened or used our intelligence, we should not (now) be among the Companions of the Blazing Fire

turkish

Eğer kulak vermiş veya akletmiş olsaydık, çılgın alevli cehennemlikler içinde olmazdık" derler

67 (Al-Mulk) Sure
10 Ayet
562 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَٱعۡتَرَفُوا۟ بِذَنۢبِهِمۡ فَسُحۡقࣰا لِّأَصۡحَـٰبِ ٱلسَّعِیرِ
İngilizce

They will then confess their sins: but far will be (Forgiveness) from the Companions of the Blazing Fire

turkish

Böylece, günahlarını itiraf ederler. Çılgın alevli cehennemlikler yok olsunlar

67 (Al-Mulk) Sure
11 Ayet
562 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّ ٱلَّذِینَ یَخۡشَوۡنَ رَبَّهُم بِٱلۡغَیۡبِ لَهُم مَّغۡفِرَةࣱ وَأَجۡرࣱ كَبِیرࣱ
İngilizce

As for those who fear their Lord unseen, for them is Forgiveness and a great Reward

turkish

Doğrusu, görünmediği halde Rablerinden korkanlara, onlara, bağışlanma ve büyük ecir vardır

67 (Al-Mulk) Sure
12 Ayet
562 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَسِرُّوا۟ قَوۡلَكُمۡ أَوِ ٱجۡهَرُوا۟ بِهِۦۤۖ إِنَّهُۥ عَلِیمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
İngilizce

And whether ye hide your word or publish it, He certainly has (full) knowledge, of the secrets of (all) hearts

turkish

Sizler, sözlerinizi gizleseniz de açıklasanız da birdir; O, kalblerde olanı bilir

67 (Al-Mulk) Sure
13 Ayet
563 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَلَا یَعۡلَمُ مَنۡ خَلَقَ وَهُوَ ٱللَّطِیفُ ٱلۡخَبِیرُ
İngilizce

Should He not know,- He that created? and He is the One that understands the finest mysteries (and) is well-acquainted (with them)

turkish

Yaratan bilmez olur mu? O, Latif'tir, haberdardır

67 (Al-Mulk) Sure
14 Ayet
563 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
هُوَ ٱلَّذِی جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ ذَلُولࣰا فَٱمۡشُوا۟ فِی مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا۟ مِن رِّزۡقِهِۦۖ وَإِلَیۡهِ ٱلنُّشُورُ
İngilizce

It is He Who has made the earth manageable for you, so traverse ye through its tracts and enjoy of the Sustenance which He furnishes: but unto Him is the Resurrection

turkish

Yeryüzünü, size boyun eğdiren O'dur; öyleyse yerin sırtlarında dolaşın, Allah'ın verdiği rızıktan yiyin; sonunda dönüş O'nadır

67 (Al-Mulk) Sure
15 Ayet
563 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ءَأَمِنتُم مَّن فِی ٱلسَّمَاۤءِ أَن یَخۡسِفَ بِكُمُ ٱلۡأَرۡضَ فَإِذَا هِیَ تَمُورُ
İngilizce

Do ye feel secure that He Who is in heaven will not cause you to be swallowed up by the earth when it shakes (as in an earthquake)

turkish

Gökte olanın sizi yerin dibine geçirmesinden güvende misiniz? O zaman, yer, sarsıldıkça sarsılır

67 (Al-Mulk) Sure
16 Ayet
563 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمۡ أَمِنتُم مَّن فِی ٱلسَّمَاۤءِ أَن یُرۡسِلَ عَلَیۡكُمۡ حَاصِبࣰاۖ فَسَتَعۡلَمُونَ كَیۡفَ نَذِیرِ
İngilizce

Or do ye feel secure that He Who is in Heaven will not send against you a violent tornado (with showers of stones), so that ye shall know how (terrible) was My warning

turkish

Gökte olanın başınıza taş yağdırmasından güvende misiniz? Benim uyarmamın nasıl olduğunu yakında bileceksiniz

67 (Al-Mulk) Sure
17 Ayet
563 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلَقَدۡ كَذَّبَ ٱلَّذِینَ مِن قَبۡلِهِمۡ فَكَیۡفَ كَانَ نَكِیرِ
İngilizce

But indeed men before them rejected (My warning): then how (terrible) was My rejection (of them)

turkish

And olsun ki, bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Beni inkar etmek nasılmış

67 (Al-Mulk) Sure
18 Ayet
563 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَوَ لَمۡ یَرَوۡا۟ إِلَى ٱلطَّیۡرِ فَوۡقَهُمۡ صَـٰۤفَّـٰتࣲ وَیَقۡبِضۡنَۚ مَا یُمۡسِكُهُنَّ إِلَّا ٱلرَّحۡمَـٰنُۚ إِنَّهُۥ بِكُلِّ شَیۡءِۭ بَصِیرٌ
İngilizce

Do they not observe the birds above them, spreading their wings and folding them in? None can uphold them except (Allah) Most Gracious: Truly (Allah) Most Gracious: Truly it is He that watches over all things

turkish

Üzerlerinde kanat çırpan dizi dizi kuşları görmezler mi? Onları havada Rahman olan Allah'tan başkası tutmuyor; doğrusu, O, herşeyi görendir

67 (Al-Mulk) Sure
19 Ayet
563 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمَّنۡ هَـٰذَا ٱلَّذِی هُوَ جُندࣱ لَّكُمۡ یَنصُرُكُم مِّن دُونِ ٱلرَّحۡمَـٰنِۚ إِنِ ٱلۡكَـٰفِرُونَ إِلَّا فِی غُرُورٍ
İngilizce

Nay, who is there that can help you, (even as) an army, besides (Allah) Most Merciful? In nothing but delusion are the Unbelievers

turkish

Yahut, Rahman olan Allah'ın dışında size yardımda bulunabilecek taraftarlarınız kimdir? İnkarcılar sadece aldanmaktadırlar

67 (Al-Mulk) Sure
20 Ayet
563 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمَّنۡ هَـٰذَا ٱلَّذِی یَرۡزُقُكُمۡ إِنۡ أَمۡسَكَ رِزۡقَهُۥۚ بَل لَّجُّوا۟ فِی عُتُوࣲّ وَنُفُورٍ
İngilizce

Or who is there that can provide you with Sustenance if He were to withhold His provision? Nay, they obstinately persist in insolent impiety and flight (from the Truth)

turkish

Allah size verdiği rızkı kesiverirse, size rızık verecek başka kim vardır? Hayır; onlar, azgınlık ve nefrette direnmektedirler

67 (Al-Mulk) Sure
21 Ayet
563 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَفَمَن یَمۡشِی مُكِبًّا عَلَىٰ وَجۡهِهِۦۤ أَهۡدَىٰۤ أَمَّن یَمۡشِی سَوِیًّا عَلَىٰ صِرَ ٰطࣲ مُّسۡتَقِیمࣲ
İngilizce

Is then one who walks headlong, with his face grovelling, better guided,- or one who walks evenly on a Straight Way

turkish

Yüzükoyun sürünen mi, yoksa doğru yolda düpedüz yürüyen mi daha doğru yoldadır

67 (Al-Mulk) Sure
22 Ayet
563 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قُلۡ هُوَ ٱلَّذِیۤ أَنشَأَكُمۡ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمۡعَ وَٱلۡأَبۡصَـٰرَ وَٱلۡأَفۡءِدَةَۚ قَلِیلࣰا مَّا تَشۡكُرُونَ
İngilizce

Say: "It is He Who has created you (and made you grow), and made for you the faculties of hearing, seeing, feeling and understanding: little thanks it is ye give

turkish

De ki: "Sizi yaratan sizin için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne az şükrediyorsunuz

67 (Al-Mulk) Sure
23 Ayet
563 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قُلۡ هُوَ ٱلَّذِی ذَرَأَكُمۡ فِی ٱلۡأَرۡضِ وَإِلَیۡهِ تُحۡشَرُونَ
İngilizce

Say: "It is He Who has multiplied you through the earth, and to Him shall ye be gathered together

turkish

Sizi yerde yaratıp yayan O'dur ve O'nun huzurunda toplanacaksınız

67 (Al-Mulk) Sure
24 Ayet
563 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَیَقُولُونَ مَتَىٰ هَـٰذَا ٱلۡوَعۡدُ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِینَ
İngilizce

They ask: When will this promise be (fulfilled)? - If ye are telling the truth

turkish

Doğru sözlü iseniz bildirin bu azap sözü ne zamandır?" derler

67 (Al-Mulk) Sure
25 Ayet
563 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قُلۡ إِنَّمَا ٱلۡعِلۡمُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَاۤ أَنَا۠ نَذِیرࣱ مُّبِینࣱ
İngilizce

Say: "As to the knowledge of the time, it is with Allah alone: I am (sent) only to warn plainly in public

turkish

De ki: "Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım

67 (Al-Mulk) Sure
26 Ayet
563 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَلَمَّا رَأَوۡهُ زُلۡفَةࣰ سِیۤءَتۡ وُجُوهُ ٱلَّذِینَ كَفَرُوا۟ وَقِیلَ هَـٰذَا ٱلَّذِی كُنتُم بِهِۦ تَدَّعُونَ
İngilizce

At length, when they see it close at hand, grieved will be the faces of the Unbelievers, and it will be said (to them): "This is (the promise fulfilled), which ye were calling for

turkish

Azabı yaklaşırken gördükleri zaman, inkar edenlerin yüzleri çirkinleşip kararır; onlara: "Sizin arayıp durduğunuz işte budur" denir

67 (Al-Mulk) Sure
27 Ayet
564 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قُلۡ أَرَءَیۡتُمۡ إِنۡ أَهۡلَكَنِیَ ٱللَّهُ وَمَن مَّعِیَ أَوۡ رَحِمَنَا فَمَن یُجِیرُ ٱلۡكَـٰفِرِینَ مِنۡ عَذَابٍ أَلِیمࣲ
İngilizce

Say: "See ye?- If Allah were to destroy me, and those with me, or if He bestows His Mercy on us,- yet who can deliver the Unbelievers from a grievous Penalty

turkish

De ki: "Allah, beni ve benimle beraber bulunanları isterse yok eder veya isterse merhamet eder; söyleyin, bu takdirde inkarcıları, can yakıcı azabdan kim alıkoyabilir

67 (Al-Mulk) Sure
28 Ayet
564 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قُلۡ هُوَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ ءَامَنَّا بِهِۦ وَعَلَیۡهِ تَوَكَّلۡنَاۖ فَسَتَعۡلَمُونَ مَنۡ هُوَ فِی ضَلَـٰلࣲ مُّبِینࣲ
İngilizce

Say: "He is (Allah) Most Gracious: We have believed in Him, and on Him have we put our trust: So, soon will ye know which (of us) it is that is in manifest error

turkish

De ki: "Bizim inandığımız ve kendisine güvendiğimiz, Rahman olan Allah'tır. Kimin apaçık bir sapıklıkta olduğunu yakında bileceksiniz

67 (Al-Mulk) Sure
29 Ayet
564 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قُلۡ أَرَءَیۡتُمۡ إِنۡ أَصۡبَحَ مَاۤؤُكُمۡ غَوۡرࣰا فَمَن یَأۡتِیكُم بِمَاۤءࣲ مَّعِینِۭ
İngilizce

Say: "See ye?- If your stream be some morning lost (in the underground earth), who then can supply you with clear-flowing water

turkish

De ki: "Suyunuz yere batarsa, söyleyin, size kim temiz bir su kaynağı getirebilir

67 (Al-Mulk) Sure
30 Ayet
564 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri