Al-Haqqah

۞ ٱلۡحَاۤقَّةُ
İngilizce

The Sure Reality

turkish

Gerçekleşecek olan

69 (Al-Haqqah) Sure
1 Ayet
566 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مَا ٱلۡحَاۤقَّةُ
İngilizce

What is the Sure Reality

turkish

Nedir o gerçekleşecek olan gün

69 (Al-Haqqah) Sure
2 Ayet
566 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمَاۤ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡحَاۤقَّةُ
İngilizce

And what will make thee realise what the Sure Reality is

turkish

Gerçekleşecek olanın ne olduğunu sana ne bildirir

69 (Al-Haqqah) Sure
3 Ayet
566 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كَذَّبَتۡ ثَمُودُ وَعَادُۢ بِٱلۡقَارِعَةِ
İngilizce

The Thamud and the 'Ad People (branded) as false the Stunning Calamity

turkish

Semud ve Ad milletleri tepelerine inecek bu gerçeği yalanladılar

69 (Al-Haqqah) Sure
4 Ayet
566 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهۡلِكُوا۟ بِٱلطَّاغِیَةِ
İngilizce

But the Thamud,- they were destroyed by a terrible Storm of thunder and lightning

turkish

Bu yüzden Semud milleti zorlu bir sarsıntı ile yok edildi

69 (Al-Haqqah) Sure
5 Ayet
566 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَمَّا عَادࣱ فَأُهۡلِكُوا۟ بِرِیحࣲ صَرۡصَرٍ عَاتِیَةࣲ
İngilizce

And the 'Ad, they were destroyed by a furious Wind, exceedingly violent

turkish

Ad milleti de bu yüzden önünde durulmaz, dondurucu bir rüzgarla yok edildi

69 (Al-Haqqah) Sure
6 Ayet
566 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
سَخَّرَهَا عَلَیۡهِمۡ سَبۡعَ لَیَالࣲ وَثَمَـٰنِیَةَ أَیَّامٍ حُسُومࣰاۖ فَتَرَى ٱلۡقَوۡمَ فِیهَا صَرۡعَىٰ كَأَنَّهُمۡ أَعۡجَازُ نَخۡلٍ خَاوِیَةࣲ
İngilizce

He made it rage against them seven nights and eight days in succession: so that thou couldst see the (whole) people lying prostrate in its (path), as they had been roots of hollow palm-trees tumbled down

turkish

Allah onların kökünü kesmek üzere, üzerlerine o rüzgarı yedi gece sekiz gün, estirdi. Halkın, kökünden çıkarılmış hurma kütükleri gibi yere yıkıldıklarını görürsün

69 (Al-Haqqah) Sure
7 Ayet
566 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَهَلۡ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِیَةࣲ
İngilizce

Then seest thou any of them left surviving

turkish

Onlardan arda kalmış bir şey görür müsün

69 (Al-Haqqah) Sure
8 Ayet
566 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَجَاۤءَ فِرۡعَوۡنُ وَمَن قَبۡلَهُۥ وَٱلۡمُؤۡتَفِكَـٰتُ بِٱلۡخَاطِئَةِ
İngilizce

And Pharaoh, and those before him, and the Cities Overthrown, committed habitual Sin

turkish

Firavun, ondan öncekiler ve alt üst olmuş kasabalarda oturanlar da suç işlemişlerdi

69 (Al-Haqqah) Sure
9 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَعَصَوۡا۟ رَسُولَ رَبِّهِمۡ فَأَخَذَهُمۡ أَخۡذَةࣰ رَّابِیَةً
İngilizce

And disobeyed (each) the messenger of their Lord; so He punished them with an abundant Penalty

turkish

Rabbinin peygamberine baş kaldırmışlardı. Bunun üzerine Rableri onları şiddeti arttıkça artan bir şekilde yakaladı

69 (Al-Haqqah) Sure
10 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلۡمَاۤءُ حَمَلۡنَـٰكُمۡ فِی ٱلۡجَارِیَةِ
İngilizce

We, when the water (of Noah's Flood) overflowed beyond its limits, carried you (mankind), in the floating (Ark)

turkish

Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır

69 (Al-Haqqah) Sure
11 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لِنَجۡعَلَهَا لَكُمۡ تَذۡكِرَةࣰ وَتَعِیَهَاۤ أُذُنࣱ وَ ٰعِیَةࣱ
İngilizce

That We might make it a Message unto you, and that ears (that should hear the tale and) retain its memory should bear its (lessons) in remembrance

turkish

Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır

69 (Al-Haqqah) Sure
12 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَإِذَا نُفِخَ فِی ٱلصُّورِ نَفۡخَةࣱ وَ ٰحِدَةࣱ
İngilizce

Then, when one blast is sounded on the Trumpet

turkish

Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar

69 (Al-Haqqah) Sure
13 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَحُمِلَتِ ٱلۡأَرۡضُ وَٱلۡجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةࣰ وَ ٰحِدَةࣰ
İngilizce

And the earth is moved, and its mountains, and they are crushed to powder at one stroke

turkish

Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar

69 (Al-Haqqah) Sure
14 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَیَوۡمَئِذࣲ وَقَعَتِ ٱلۡوَاقِعَةُ
İngilizce

On that Day shall the (Great) Event come to pass

turkish

Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar

69 (Al-Haqqah) Sure
15 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَاۤءُ فَهِیَ یَوۡمَئِذࣲ وَاهِیَةࣱ
İngilizce

And the sky will be rent asunder, for it will that Day be flimsy

turkish

Gök yarılır; o gün düzeni bozulur

69 (Al-Haqqah) Sure
16 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلۡمَلَكُ عَلَىٰۤ أَرۡجَاۤئِهَاۚ وَیَحۡمِلُ عَرۡشَ رَبِّكَ فَوۡقَهُمۡ یَوۡمَئِذࣲ ثَمَـٰنِیَةࣱ
İngilizce

And the angels will be on its sides, and eight will, that Day, bear the Throne of thy Lord above them

turkish

Melekler onun çevresindedirler; o gün Rabbinin arşını onlardan başka sekiz tanesi yüklenir

69 (Al-Haqqah) Sure
17 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَوۡمَئِذࣲ تُعۡرَضُونَ لَا تَخۡفَىٰ مِنكُمۡ خَافِیَةࣱ
İngilizce

That Day shall ye be brought to Judgment: not an act of yours that ye hide will be hidden

turkish

O gün siz huzura alınırsınız, hiçbir şeyiniz gizli kalmaz

69 (Al-Haqqah) Sure
18 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَأَمَّا مَنۡ أُوتِیَ كِتَـٰبَهُۥ بِیَمِینِهِۦ فَیَقُولُ هَاۤؤُمُ ٱقۡرَءُوا۟ كِتَـٰبِیَهۡ
İngilizce

Then he that will be given his Record in his right hand will say: "Ah here! Read ye my Record

turkish

Kitabı sağından verilen; "Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum" der

69 (Al-Haqqah) Sure
19 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنِّی ظَنَنتُ أَنِّی مُلَـٰقٍ حِسَابِیَهۡ
İngilizce

I did really understand that my Account would (One Day) reach me

turkish

Kitabı sağından verilen; "Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum" der

69 (Al-Haqqah) Sure
20 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَهُوَ فِی عِیشَةࣲ رَّاضِیَةࣲ
İngilizce

And he will be in a life of Bliss

turkish

Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir

69 (Al-Haqqah) Sure
21 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فِی جَنَّةٍ عَالِیَةࣲ
İngilizce

In a Garden on high

turkish

Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir

69 (Al-Haqqah) Sure
22 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قُطُوفُهَا دَانِیَةࣱ
İngilizce

The Fruits whereof (will hang in bunches) low and near

turkish

Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir

69 (Al-Haqqah) Sure
23 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كُلُوا۟ وَٱشۡرَبُوا۟ هَنِیۤءَۢا بِمَاۤ أَسۡلَفۡتُمۡ فِی ٱلۡأَیَّامِ ٱلۡخَالِیَةِ
İngilizce

Eat ye and drink ye, with full satisfaction; because of the (good) that ye sent before you, in the days that are gone

turkish

Onlara şöyle denir: "Geçmiş günlerde, peşinen işlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz içiniz

69 (Al-Haqqah) Sure
24 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَمَّا مَنۡ أُوتِیَ كِتَـٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَیَقُولُ یَـٰلَیۡتَنِی لَمۡ أُوتَ كِتَـٰبِیَهۡ
İngilizce

And he that will be given his Record in his left hand, will say: "Ah! Would that my Record had not been given to me

turkish

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der

69 (Al-Haqqah) Sure
25 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلَمۡ أَدۡرِ مَا حِسَابِیَهۡ
İngilizce

And that I had never realised how my account (stood)

turkish

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der

69 (Al-Haqqah) Sure
26 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَـٰلَیۡتَهَا كَانَتِ ٱلۡقَاضِیَةَ
İngilizce

Ah! Would that (Death) had made an end of me

turkish

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der

69 (Al-Haqqah) Sure
27 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مَاۤ أَغۡنَىٰ عَنِّی مَالِیَهۡۜ
İngilizce

Of no profit to me has been my wealth

turkish

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der

69 (Al-Haqqah) Sure
28 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
هَلَكَ عَنِّی سُلۡطَـٰنِیَهۡ
İngilizce

My power has perished from me

turkish

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der

69 (Al-Haqqah) Sure
29 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
خُذُوهُ فَغُلُّوهُ
İngilizce

(The stern command will say): "Seize ye him, and bind ye him

turkish

İlgililere şöyle buyurulur: "O'nu alın, bağlayın

69 (Al-Haqqah) Sure
30 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ ٱلۡجَحِیمَ صَلُّوهُ
İngilizce

And burn ye him in the Blazing Fire

turkish

Sonra cehenneme yaslayın

69 (Al-Haqqah) Sure
31 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ فِی سِلۡسِلَةࣲ ذَرۡعُهَا سَبۡعُونَ ذِرَاعࣰا فَٱسۡلُكُوهُ
İngilizce

Further, make him march in a chain, whereof the length is seventy cubits

turkish

Sonra onu boyu yetmiş arşın olan zincire vurun

69 (Al-Haqqah) Sure
32 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّهُۥ كَانَ لَا یُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ ٱلۡعَظِیمِ
İngilizce

This was he that would not believe in Allah Most High

turkish

Çünkü, o, yüce Allah'a inanmazdı

69 (Al-Haqqah) Sure
33 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلَا یَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِینِ
İngilizce

And would not encourage the feeding of the indigent

turkish

Yoksulun yiyeceği ile ilgilenmezdi

69 (Al-Haqqah) Sure
34 Ayet
567 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَلَیۡسَ لَهُ ٱلۡیَوۡمَ هَـٰهُنَا حَمِیمࣱ
İngilizce

So no friend hath he here this Day

turkish

Bu sebeple burada bugün onun bir acıyanı yoktur

69 (Al-Haqqah) Sure
35 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنۡ غِسۡلِینࣲ
İngilizce

Nor hath he any food except the corruption from the washing of wounds

turkish

Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur

69 (Al-Haqqah) Sure
36 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لَّا یَأۡكُلُهُۥۤ إِلَّا ٱلۡخَـٰطِءُونَ
İngilizce

Which none do eat but those in sin

turkish

Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur

69 (Al-Haqqah) Sure
37 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَلَاۤ أُقۡسِمُ بِمَا تُبۡصِرُونَ
İngilizce

So I do call to witness what ye see

turkish

Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür

69 (Al-Haqqah) Sure
38 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمَا لَا تُبۡصِرُونَ
İngilizce

And what ye see not

turkish

Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür

69 (Al-Haqqah) Sure
39 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولࣲ كَرِیمࣲ
İngilizce

That this is verily the word of an honoured messenger

turkish

Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür

69 (Al-Haqqah) Sure
40 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمَا هُوَ بِقَوۡلِ شَاعِرࣲۚ قَلِیلࣰا مَّا تُؤۡمِنُونَ
İngilizce

It is not the word of a poet: little it is ye believe

turkish

O, şair sözü değildir; ne az inanıyorsunuz

69 (Al-Haqqah) Sure
41 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلَا بِقَوۡلِ كَاهِنࣲۚ قَلِیلࣰا مَّا تَذَكَّرُونَ
İngilizce

Nor is it the word of a soothsayer: little admonition it is ye receive

turkish

Kahin sözü de değildir; ne az düşünüyorsunuz

69 (Al-Haqqah) Sure
42 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
تَنزِیلࣱ مِّن رَّبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ
İngilizce

(This is) a Message sent down from the Lord of the Worlds

turkish

Kuran, Alemlerin Rabbinden indirilmedir

69 (Al-Haqqah) Sure
43 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلَوۡ تَقَوَّلَ عَلَیۡنَا بَعۡضَ ٱلۡأَقَاوِیلِ
İngilizce

And if the messenger were to invent any sayings in Our name

turkish

Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık

69 (Al-Haqqah) Sure
44 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لَأَخَذۡنَا مِنۡهُ بِٱلۡیَمِینِ
İngilizce

We should certainly seize him by his right hand

turkish

Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık

69 (Al-Haqqah) Sure
45 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ لَقَطَعۡنَا مِنۡهُ ٱلۡوَتِینَ
İngilizce

And We should certainly then cut off the artery of his heart

turkish

Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık

69 (Al-Haqqah) Sure
46 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَمَا مِنكُم مِّنۡ أَحَدٍ عَنۡهُ حَـٰجِزِینَ
İngilizce

Nor could any of you withhold him (from Our wrath)

turkish

Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız

69 (Al-Haqqah) Sure
47 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِنَّهُۥ لَتَذۡكِرَةࣱ لِّلۡمُتَّقِینَ
İngilizce

But verily this is a Message for the Allah-fearing

turkish

Doğrusu Kuran Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür

69 (Al-Haqqah) Sure
48 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِنَّا لَنَعۡلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِینَ
İngilizce

And We certainly know that there are amongst you those that reject (it)

turkish

İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz

69 (Al-Haqqah) Sure
49 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِنَّهُۥ لَحَسۡرَةٌ عَلَى ٱلۡكَـٰفِرِینَ
İngilizce

But truly (Revelation) is a cause of sorrow for the Unbelievers

turkish

Doğrusu Kuran, inkarcılar için bir üzüntüdür

69 (Al-Haqqah) Sure
50 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِنَّهُۥ لَحَقُّ ٱلۡیَقِینِ
İngilizce

But verily it is Truth of assured certainty

turkish

O, şüphesiz kesin gerçektir

69 (Al-Haqqah) Sure
51 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَسَبِّحۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلۡعَظِیمِ
İngilizce

So glorify the name of thy Lord Most High

turkish

Öyleyse çok büyük olan Rabbinin adını tesbih et

69 (Al-Haqqah) Sure
52 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri