Al-Ma'arij

سَأَلَ سَاۤئِلُۢ بِعَذَابࣲ وَاقِعࣲ
İngilizce

A questioner asked about a Penalty to befall

turkish

Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor

70 (Al-Ma'arij) Sure
1 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لِّلۡكَـٰفِرِینَ لَیۡسَ لَهُۥ دَافِعࣱ
İngilizce

The Unbelievers, the which there is none to ward off

turkish

Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor

70 (Al-Ma'arij) Sure
2 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مِّنَ ٱللَّهِ ذِی ٱلۡمَعَارِجِ
İngilizce

(A Penalty) from Allah, Lord of the Ways of Ascent

turkish

Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor

70 (Al-Ma'arij) Sure
3 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
تَعۡرُجُ ٱلۡمَلَـٰۤئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَیۡهِ فِی یَوۡمࣲ كَانَ مِقۡدَارُهُۥ خَمۡسِینَ أَلۡفَ سَنَةࣲ
İngilizce

The angels and the spirit ascend unto him in a Day the measure whereof is (as) fifty thousand years

turkish

Melekler ve Cebrail o derecelere, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler

70 (Al-Ma'arij) Sure
4 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَٱصۡبِرۡ صَبۡرࣰا جَمِیلًا
İngilizce

Therefore do thou hold Patience,- a Patience of beautiful (contentment)

turkish

Güzel güzel sabret

70 (Al-Ma'arij) Sure
5 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّهُمۡ یَرَوۡنَهُۥ بَعِیدࣰا
İngilizce

They see the (Day) indeed as a far-off (event)

turkish

Doğrusu inkarcılar azabı uzak görüyorlar

70 (Al-Ma'arij) Sure
6 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَنَرَىٰهُ قَرِیبࣰا
İngilizce

But We see it (quite) near

turkish

Ama biz onu yakın görmekteyiz

70 (Al-Ma'arij) Sure
7 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَوۡمَ تَكُونُ ٱلسَّمَاۤءُ كَٱلۡمُهۡلِ
İngilizce

The Day that the sky will be like molten brass

turkish

Gök, o gün, erimiş maden gibi olur

70 (Al-Ma'arij) Sure
8 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَتَكُونُ ٱلۡجِبَالُ كَٱلۡعِهۡنِ
İngilizce

And the mountains will be like wool

turkish

Dağlar da atılmış pamuğa döner

70 (Al-Ma'arij) Sure
9 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلَا یَسۡءَلُ حَمِیمٌ حَمِیمࣰا
İngilizce

And no friend will ask after a friend

turkish

Hiç bir dost diğer bir dostunu sormaz

70 (Al-Ma'arij) Sure
10 Ayet
568 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یُبَصَّرُونَهُمۡۚ یَوَدُّ ٱلۡمُجۡرِمُ لَوۡ یَفۡتَدِی مِنۡ عَذَابِ یَوۡمِئِذِۭ بِبَنِیهِ
İngilizce

Though they will be put in sight of each other,- the sinner's desire will be: Would that he could redeem himself from the Penalty of that Day by (sacrificing) his children

turkish

Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister

70 (Al-Ma'arij) Sure
11 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَأَخِیهِ
İngilizce

His wife and his brother

turkish

Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister

70 (Al-Ma'arij) Sure
12 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَفَصِیلَتِهِ ٱلَّتِی تُءۡوِیهِ
İngilizce

His kindred who sheltered him

turkish

Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister

70 (Al-Ma'arij) Sure
13 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمَن فِی ٱلۡأَرۡضِ جَمِیعࣰا ثُمَّ یُنجِیهِ
İngilizce

And all, all that is on earth,- so it could deliver him

turkish

Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister

70 (Al-Ma'arij) Sure
14 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كَلَّاۤۖ إِنَّهَا لَظَىٰ
İngilizce

By no means! for it would be the Fire of Hell

turkish

Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır

70 (Al-Ma'arij) Sure
15 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
نَزَّاعَةࣰ لِّلشَّوَىٰ
İngilizce

Plucking out (his being) right to the skull

turkish

Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır

70 (Al-Ma'arij) Sure
16 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
تَدۡعُوا۟ مَنۡ أَدۡبَرَ وَتَوَلَّىٰ
İngilizce

Inviting (all) such as turn their backs and turn away their faces (from the Right)

turkish

Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır

70 (Al-Ma'arij) Sure
17 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَجَمَعَ فَأَوۡعَىٰۤ
İngilizce

And collect (wealth) and hide it (from use)

turkish

Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır

70 (Al-Ma'arij) Sure
18 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
۞ إِنَّ ٱلۡإِنسَـٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا
İngilizce

Truly man was created very impatient

turkish

İnsan gerçekten pek huysuz yaratılmıştır

70 (Al-Ma'arij) Sure
19 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعࣰا
İngilizce

Fretful when evil touches him

turkish

Başına bir fenalık gelince feryat eder

70 (Al-Ma'arij) Sure
20 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِذَا مَسَّهُ ٱلۡخَیۡرُ مَنُوعًا
İngilizce

And niggardly when good reaches him

turkish

Bir iyiliğe uğrarsa onu herkesten meneder

70 (Al-Ma'arij) Sure
21 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِلَّا ٱلۡمُصَلِّینَ
İngilizce

Not so those devoted to Prayer

turkish

Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir

70 (Al-Ma'arij) Sure
22 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ٱلَّذِینَ هُمۡ عَلَىٰ صَلَاتِهِمۡ دَاۤئِمُونَ
İngilizce

Those who remain steadfast to their prayer

turkish

Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir

70 (Al-Ma'arij) Sure
23 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلَّذِینَ فِیۤ أَمۡوَ ٰلِهِمۡ حَقࣱّ مَّعۡلُومࣱ
İngilizce

And those in whose wealth is a recognised right

turkish

Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir

70 (Al-Ma'arij) Sure
24 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لِّلسَّاۤئِلِ وَٱلۡمَحۡرُومِ
İngilizce

For the (needy) who asks and him who is prevented (for some reason from asking)

turkish

Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir

70 (Al-Ma'arij) Sure
25 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلَّذِینَ یُصَدِّقُونَ بِیَوۡمِ ٱلدِّینِ
İngilizce

And those who hold to the truth of the Day of Judgment

turkish

Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir

70 (Al-Ma'arij) Sure
26 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلَّذِینَ هُم مِّنۡ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشۡفِقُونَ
İngilizce

And those who fear the displeasure of their Lord

turkish

Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir

70 (Al-Ma'arij) Sure
27 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمۡ غَیۡرُ مَأۡمُونࣲ
İngilizce

For their Lord's displeasure is the opposite of Peace and Tranquillity

turkish

Doğrusu Rablerinin azabından kimse güvende değildir

70 (Al-Ma'arij) Sure
28 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلَّذِینَ هُمۡ لِفُرُوجِهِمۡ حَـٰفِظُونَ
İngilizce

And those who guard their chastity

turkish

Eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, doğrusu bunlar yerilmezler

70 (Al-Ma'arij) Sure
29 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِلَّا عَلَىٰۤ أَزۡوَ ٰجِهِمۡ أَوۡ مَا مَلَكَتۡ أَیۡمَـٰنُهُمۡ فَإِنَّهُمۡ غَیۡرُ مَلُومِینَ
İngilizce

Except with their wives and the (captives) whom their right hands possess,- for (then) they are not to be blamed

turkish

Eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, doğrusu bunlar yerilmezler

70 (Al-Ma'arij) Sure
30 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَمَنِ ٱبۡتَغَىٰ وَرَاۤءَ ذَ ٰلِكَ فَأُو۟لَـٰۤئِكَ هُمُ ٱلۡعَادُونَ
İngilizce

But those who trespass beyond this are transgressors

turkish

Bu sınırları aşmak isteyenler, işte onlar, aşırı gidenlerdir

70 (Al-Ma'arij) Sure
31 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلَّذِینَ هُمۡ لِأَمَـٰنَـٰتِهِمۡ وَعَهۡدِهِمۡ رَ ٰعُونَ
İngilizce

And those who respect their trusts and covenants

turkish

Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler

70 (Al-Ma'arij) Sure
32 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلَّذِینَ هُم بِشَهَـٰدَ ٰتِهِمۡ قَاۤئِمُونَ
İngilizce

And those who stand firm in their testimonies

turkish

Şahidliklerini gereği gibi yapanlar

70 (Al-Ma'arij) Sure
33 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلَّذِینَ هُمۡ عَلَىٰ صَلَاتِهِمۡ یُحَافِظُونَ
İngilizce

And those who guard (the sacredness) of their worship

turkish

Namazlarına riayet edenler

70 (Al-Ma'arij) Sure
34 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أُو۟لَـٰۤئِكَ فِی جَنَّـٰتࣲ مُّكۡرَمُونَ
İngilizce

Such will be the honoured ones in the Gardens (of Bliss)

turkish

İşte onlar, cennetlerde ikram olunacak kimselerdir

70 (Al-Ma'arij) Sure
35 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَمَالِ ٱلَّذِینَ كَفَرُوا۟ قِبَلَكَ مُهۡطِعِینَ
İngilizce

Now what is the matter with the Unbelievers that they rush madly before thee

turkish

İnkar edenlere ne oluyor, sana doğru sağdan soldan topluluklar halinde koşuşuyorlar

70 (Al-Ma'arij) Sure
36 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
عَنِ ٱلۡیَمِینِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ عِزِینَ
İngilizce

From the right and from the left, in crowds

turkish

İnkar edenlere ne oluyor, sana doğru sağdan soldan topluluklar halinde koşuşuyorlar

70 (Al-Ma'arij) Sure
37 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَیَطۡمَعُ كُلُّ ٱمۡرِئࣲ مِّنۡهُمۡ أَن یُدۡخَلَ جَنَّةَ نَعِیمࣲ
İngilizce

Does every man of them long to enter the Garden of Bliss

turkish

Onlardan herbiri nimet bahçesine konulacağını mı umuyor

70 (Al-Ma'arij) Sure
38 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كَلَّاۤۖ إِنَّا خَلَقۡنَـٰهُم مِّمَّا یَعۡلَمُونَ
İngilizce

By no means! For We have created them out of the (base matter) they know

turkish

Hayır; doğrusu onları kendilerinin de bildikleri şeyden yaratmışızdır

70 (Al-Ma'arij) Sure
39 Ayet
569 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَلَاۤ أُقۡسِمُ بِرَبِّ ٱلۡمَشَـٰرِقِ وَٱلۡمَغَـٰرِبِ إِنَّا لَقَـٰدِرُونَ
İngilizce

Now I do call to witness the Lord of all points in the East and the West that We can certainly

turkish

Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe Bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez

70 (Al-Ma'arij) Sure
40 Ayet
570 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
عَلَىٰۤ أَن نُّبَدِّلَ خَیۡرࣰا مِّنۡهُمۡ وَمَا نَحۡنُ بِمَسۡبُوقِینَ
İngilizce

Substitute for them better (men) than they; And We are not to be defeated (in Our Plan)

turkish

Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe Bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez

70 (Al-Ma'arij) Sure
41 Ayet
570 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَذَرۡهُمۡ یَخُوضُوا۟ وَیَلۡعَبُوا۟ حَتَّىٰ یُلَـٰقُوا۟ یَوۡمَهُمُ ٱلَّذِی یُوعَدُونَ
İngilizce

So leave them to plunge in vain talk and play about, until they encounter that Day of theirs which they have been promised

turkish

Onları bırak; kendilerine söz verilen güne kavuşmalarına kadar dalıp oynasınlar

70 (Al-Ma'arij) Sure
42 Ayet
570 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَوۡمَ یَخۡرُجُونَ مِنَ ٱلۡأَجۡدَاثِ سِرَاعࣰا كَأَنَّهُمۡ إِلَىٰ نُصُبࣲ یُوفِضُونَ
İngilizce

The Day whereon they will issue from their sepulchres in sudden haste as if they were rushing to a goal-post (fixed for them)

turkish

Kabirlerden çabuk çabuk çıkacakları gün, gözleri dönmüş, yüzlerini zillet bürümüş olarak sanki dikili taşlara doğru koşarlar. İşte bu, onlara söz verilmiş olan gündür

70 (Al-Ma'arij) Sure
43 Ayet
570 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
خَـٰشِعَةً أَبۡصَـٰرُهُمۡ تَرۡهَقُهُمۡ ذِلَّةࣱۚ ذَ ٰلِكَ ٱلۡیَوۡمُ ٱلَّذِی كَانُوا۟ یُوعَدُونَ
İngilizce

Their eyes lowered in dejection,- ignominy covering them (all over)! such is the Day the which they are promised

turkish

Kabirlerden çabuk çabuk çıkacakları gün, gözleri dönmüş, yüzlerini zillet bürümüş olarak sanki dikili taşlara doğru koşarlar. İşte bu, onlara söz verilmiş olan gündür

70 (Al-Ma'arij) Sure
44 Ayet
570 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri