Nuh

إِنَّاۤ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦۤ أَنۡ أَنذِرۡ قَوۡمَكَ مِن قَبۡلِ أَن یَأۡتِیَهُمۡ عَذَابٌ أَلِیمࣱ
İngilizce

We sent Noah to his People (with the Command): "Do thou warn thy People before there comes to them a grievous Penalty

turkish

Milletine can yakıcı bir azap gelmezden önce onları uyar" diye Nuh'u milletine gönderdik

71 (Nuh) Sure
1 Ayet
570 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قَالَ یَـٰقَوۡمِ إِنِّی لَكُمۡ نَذِیرࣱ مُّبِینٌ
İngilizce

He said: "O my People! I am to you a Warner, clear and open

turkish

O da şöyle söyledi: "Ey Milletim! Şüphesiz ben, size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım

71 (Nuh) Sure
2 Ayet
570 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَنِ ٱعۡبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُ وَأَطِیعُونِ
İngilizce

That ye should worship Allah, fear Him and obey me

turkish

Allah'a kulluk edin; O'ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah'ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz

71 (Nuh) Sure
3 Ayet
570 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَغۡفِرۡ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمۡ وَیُؤَخِّرۡكُمۡ إِلَىٰۤ أَجَلࣲ مُّسَمًّىۚ إِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ إِذَا جَاۤءَ لَا یُؤَخَّرُۚ لَوۡ كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ
İngilizce

So He may forgive you your sins and give you respite for a stated Term: for when the Term given by Allah is accomplished, it cannot be put forward: if ye only knew

turkish

Allah'a kulluk edin; O'ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah'ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz

71 (Nuh) Sure
4 Ayet
570 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قَالَ رَبِّ إِنِّی دَعَوۡتُ قَوۡمِی لَیۡلࣰا وَنَهَارࣰا
İngilizce

He said: "O my Lord! I have called to my People night and day

turkish

Nuh dedi ki: "Rabbim! Doğrusu ben, milletimi gece gündüz çağırdım

71 (Nuh) Sure
5 Ayet
570 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَلَمۡ یَزِدۡهُمۡ دُعَاۤءِیۤ إِلَّا فِرَارࣰا
İngilizce

But my call only increases (their) flight (from the Right)

turkish

Fakat benim çağırmam, sadece benden uzaklıklarını artırdı

71 (Nuh) Sure
6 Ayet
570 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِنِّی كُلَّمَا دَعَوۡتُهُمۡ لِتَغۡفِرَ لَهُمۡ جَعَلُوۤا۟ أَصَـٰبِعَهُمۡ فِیۤ ءَاذَانِهِمۡ وَٱسۡتَغۡشَوۡا۟ ثِیَابَهُمۡ وَأَصَرُّوا۟ وَٱسۡتَكۡبَرُوا۟ ٱسۡتِكۡبَارࣰا
İngilizce

And every time I have called to them, that Thou mightest forgive them, they have (only) thrust their fingers into their ears, covered themselves up with their garments, grown obstinate, and given themselves up to arrogance

turkish

Doğrusu ben Senin onları bağışlaman için kendilerini her çağırışımda, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, direndiler, büyüklendikçe büyüklendiler

71 (Nuh) Sure
7 Ayet
570 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ إِنِّی دَعَوۡتُهُمۡ جِهَارࣰا
İngilizce

So I have called to them aloud

turkish

Sonra, doğrusu ben onları açıkça çağırdım

71 (Nuh) Sure
8 Ayet
570 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ إِنِّیۤ أَعۡلَنتُ لَهُمۡ وَأَسۡرَرۡتُ لَهُمۡ إِسۡرَارࣰا
İngilizce

Further I have spoken to them in public and secretly in private

turkish

Sonra onlara açıktan açığa, gizliden gizliye de söyledim

71 (Nuh) Sure
9 Ayet
570 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَقُلۡتُ ٱسۡتَغۡفِرُوا۟ رَبَّكُمۡ إِنَّهُۥ كَانَ غَفَّارࣰا
İngilizce

Saying, 'Ask forgiveness from your Lord; for He is Oft-Forgiving

turkish

Dedim ki: "Rabbinizden bağışlanma dileyin; doğrusu O, çok bağışlayandır. Size gökten bol bol yağmur indirsin

71 (Nuh) Sure
10 Ayet
570 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یُرۡسِلِ ٱلسَّمَاۤءَ عَلَیۡكُم مِّدۡرَارࣰا
İngilizce

He will send rain to you in abundance

turkish

Dedim ki: "Rabbinizden bağışlanma dileyin; doğrusu O, çok bağışlayandır. Size gökten bol bol yağmur indirsin

71 (Nuh) Sure
11 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَیُمۡدِدۡكُم بِأَمۡوَ ٰلࣲ وَبَنِینَ وَیَجۡعَل لَّكُمۡ جَنَّـٰتࣲ وَیَجۡعَل لَّكُمۡ أَنۡهَـٰرࣰا
İngilizce

Give you increase in wealth and sons; and bestow on you gardens and bestow on you rivers (of flowing water)

turkish

Sizi, mallar ve oğullarla desteklesin; sizin için bahçeler var etsin, ırmaklar akıtsın

71 (Nuh) Sure
12 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مَّا لَكُمۡ لَا تَرۡجُونَ لِلَّهِ وَقَارࣰا
İngilizce

What is the matter with you, that ye place not your hope for kindness and long-suffering in Allah

turkish

Ne oluyorsunuz ki Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz

71 (Nuh) Sure
13 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَقَدۡ خَلَقَكُمۡ أَطۡوَارًا
İngilizce

Seeing that it is He that has created you in diverse stages

turkish

Oysa sizi merhalelerden geçirerek O yaratmıştır

71 (Nuh) Sure
14 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَلَمۡ تَرَوۡا۟ كَیۡفَ خَلَقَ ٱللَّهُ سَبۡعَ سَمَـٰوَ ٰتࣲ طِبَاقࣰا
İngilizce

See ye not how Allah has created the seven heavens one above another

turkish

Allah'ın, göğü yedi kat üzerine nasıl yarattığını görmez misiniz

71 (Nuh) Sure
15 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَجَعَلَ ٱلۡقَمَرَ فِیهِنَّ نُورࣰا وَجَعَلَ ٱلشَّمۡسَ سِرَاجࣰا
İngilizce

And made the moon a light in their midst, and made the sun as a (Glorious) Lamp

turkish

Aralarında aya aydınlık vermiş ve güneşin ışık saçmasını sağlamıştır

71 (Nuh) Sure
16 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱللَّهُ أَنۢبَتَكُم مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ نَبَاتࣰا
İngilizce

And Allah has produced you from the earth growing (gradually)

turkish

Allah sizi yerden bitirir gibi yetiştirmiştir

71 (Nuh) Sure
17 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ یُعِیدُكُمۡ فِیهَا وَیُخۡرِجُكُمۡ إِخۡرَاجࣰا
İngilizce

And in the End He will return you into the (earth), and raise you forth (again at the Resurrection)

turkish

Sonra sizi oraya döndürür ve yine oradan çıkarır

71 (Nuh) Sure
18 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ بِسَاطࣰا
İngilizce

And Allah has made the earth for you as a carpet (spread out)

turkish

Yeryüzünde dolaşabilmeniz, orada yollar ve geniş geçitlerden geçebilmeniz için, onu size yayan O'dur

71 (Nuh) Sure
19 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لِّتَسۡلُكُوا۟ مِنۡهَا سُبُلࣰا فِجَاجࣰا
İngilizce

That ye may go about therein, in spacious roads

turkish

Yeryüzünde dolaşabilmeniz, orada yollar ve geniş geçitlerden geçebilmeniz için, onu size yayan O'dur

71 (Nuh) Sure
20 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قَالَ نُوحࣱ رَّبِّ إِنَّهُمۡ عَصَوۡنِی وَٱتَّبَعُوا۟ مَن لَّمۡ یَزِدۡهُ مَالُهُۥ وَوَلَدُهُۥۤ إِلَّا خَسَارࣰا
İngilizce

Noah said: "O my Lord! They have disobeyed me, but they follow (men) whose wealth and children give them no increase but only Loss

turkish

Nuh: "Rabbim! Doğrusu bunlar bana baş kaldırdılar ve malı, çocuğu kendisine sadece zarar getiren kimseye uydular; birbirinden büyük düzenler kurdular" dedi

71 (Nuh) Sure
21 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمَكَرُوا۟ مَكۡرࣰا كُبَّارࣰا
İngilizce

And they have devised a tremendous Plot

turkish

Nuh: "Rabbim! Doğrusu bunlar bana baş kaldırdılar ve malı, çocuğu kendisine sadece zarar getiren kimseye uydular; birbirinden büyük düzenler kurdular" dedi

71 (Nuh) Sure
22 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَقَالُوا۟ لَا تَذَرُنَّ ءَالِهَتَكُمۡ وَلَا تَذَرُنَّ وَدࣰّا وَلَا سُوَاعࣰا وَلَا یَغُوثَ وَیَعُوقَ وَنَسۡرࣰا
İngilizce

And they have said (to each other), 'Abandon not your gods: Abandon neither Wadd nor Suwa', neither Yaguth nor Ya'uq, nor Nasr

turkish

İnsanlara: "Sakın tanrılarınızı bırakmayın, Ved, Suva, Yağus, Yeuk ve Nesr putlarından asla vazgeçmeyin" dediler

71 (Nuh) Sure
23 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَقَدۡ أَضَلُّوا۟ كَثِیرࣰاۖ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّـٰلِمِینَ إِلَّا ضَلَـٰلࣰا
İngilizce

They have already misled many; and grant Thou no increase to the wrong-doers but in straying (from their mark)

turkish

Böylece birçoğunu saptırdılar; Rabbim! Sen bu zalimlerin sadece şaşkınlığını artır

71 (Nuh) Sure
24 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مِّمَّا خَطِیۤءَـٰتِهِمۡ أُغۡرِقُوا۟ فَأُدۡخِلُوا۟ نَارࣰا فَلَمۡ یَجِدُوا۟ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَنصَارࣰا
İngilizce

Because of their sins they were drowned (in the flood), and were made to enter the Fire (of Punishment): and they found- in lieu of Allah- none to help them

turkish

Onlar, günahları yüzünden suda boğuldular; ateşe sokuldular, kendilerine Allah'tan başka yardımcı bulamadılar

71 (Nuh) Sure
25 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَقَالَ نُوحࣱ رَّبِّ لَا تَذَرۡ عَلَى ٱلۡأَرۡضِ مِنَ ٱلۡكَـٰفِرِینَ دَیَّارًا
İngilizce

And Noah, said: "O my Lord! Leave not of the Unbelievers, a single one on earth

turkish

Nuh dedi ki: "Rabbim! Yeryüzünde hiçbir inkarcı bırakma

71 (Nuh) Sure
26 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّكَ إِن تَذَرۡهُمۡ یُضِلُّوا۟ عِبَادَكَ وَلَا یَلِدُوۤا۟ إِلَّا فَاجِرࣰا كَفَّارࣰا
İngilizce

For, if Thou dost leave (any of) them, they will but mislead Thy devotees, and they will breed none but wicked ungrateful ones

turkish

Doğrusu Sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; sadece ahlaksız ve çok inkarcıdan başkasını doğurup yetiştirmezler

71 (Nuh) Sure
27 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
رَّبِّ ٱغۡفِرۡ لِی وَلِوَ ٰلِدَیَّ وَلِمَن دَخَلَ بَیۡتِیَ مُؤۡمِنࣰا وَلِلۡمُؤۡمِنِینَ وَٱلۡمُؤۡمِنَـٰتِۖ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّـٰلِمِینَ إِلَّا تَبَارَۢا
İngilizce

O my Lord! Forgive me, my parents, all who enter my house in Faith, and (all) believing men and believing women: and to the wrong-doers grant Thou no increase but in perdition

turkish

Rabbim! Beni, anamı, babamı, evime inanmış olarak gireni, inanan erkek ve kadınları bağışla; zalimlerin de yalnız helakını artır

71 (Nuh) Sure
28 Ayet
571 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri