Al-Jinn
İngilizce
Say: It has been revealed to me that a company of Jinns listened (to the Qur'an). They said, 'We have really heard a wonderful Recital
turkish
De ki: "Cinlerden bir topluluğun Kuran'ı dinlediği bana vahyolundu; onlar şöyle demişlerdir;" "Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kuran dinledik de ona inandık; biz, Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
It gives guidance to the Right, and we have believed therein: we shall not join (in worship) any (gods) with our Lord
turkish
De ki: "Cinlerden bir topluluğun Kuran'ı dinlediği bana vahyolundu; onlar şöyle demişlerdir;" "Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kuran dinledik de ona inandık; biz, Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And Exalted is the Majesty of our Lord: He has taken neither a wife nor a son
turkish
Doğrusu Rabbimizin yüceliği her yücelikten üstündür. O, zevce ve çocuk edinmemiştir
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
There were some foolish ones among us, who used to utter extravagant lies against Allah
turkish
Doğrusu aramızdaki beyinsiz, Allah'a karşı yalanlar uyduruyordu
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
But we do think that no man or spirit should say aught that untrue against Allah
turkish
Doğrusu insanların ve cinlerin Allah'a karşı yalan uydurabileceklerini sanmazdık
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
True, there were persons among mankind who took shelter with persons among the Jinns, but they increased them in folly
turkish
Gerçekten, bir takım insanlar, cinlerin bir takımına sığınırlardı da onların azgınlıklarını artırırlardı
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And they (came to) think as ye thought, that Allah would not raise up any one (to Judgment)
turkish
Doğrusu, onlar da sizin, Allah'ın kimseyi yeniden diriltmeyeceğinizi sandığınız gibi sanıda bulunmuşlardı
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And we pried into the secrets of heaven; but we found it filled with stern guards and flaming fires
turkish
Doğrusu biz göğü yokladık; onu sert bekçiler ve kayan ateşlerle (ışınlarla) doldurulmuş bulduk
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
We used, indeed, to sit there in (hidden) stations, to (steal) a hearing; but any who listen now will find a flaming fire watching him in ambush
turkish
Doğrusu biz, göğün dinleyebileceğimiz bir yerinde otururduk; ama şimdi kim dinleyecek olsa, kendisini gözleyen bir ateş (ışın) buluyor
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And we understand not whether ill is intended to those on earth, or whether their Lord (really) intends to guide them to right conduct
turkish
Yeryüzünde olanlara kötülük mü murad edildi, yahut Rableri onlara bir iyilik mi dilemiştir, doğrusu biz bilemeyiz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
There are among us some that are righteous, and some the contrary: we follow divergent paths
turkish
Doğrusu aramızda iyiler de vardır, bundan aşağı bulunanlar da vardır. Biz, türlü türlü yolda olan topluluklardık
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
But we think that we can by no means frustrate Allah throughout the earth, nor can we frustrate Him by flight
turkish
Yeryüzünde kalsak da Allah'ı aciz bırakamayacağımız, başka yere kaçsak da, O'nu aciz kılamayacağımız gerçeğini şüphesiz anladık
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And as for us, since we have listened to the Guidance, we have accepted it: and any who believes in his Lord has no fear, either of a short (account) or of any injustice
turkish
Şüphesiz, doğruluk rehberi olan Kuran'ı dinlediğimizde ona inandık; kim Rabbine inanırsa, o, ecrinin eksiltileceğinden ve kendisine haksızlık edileceğinden korkmaz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Amongst us are some that submit their wills (to Allah), and some that swerve from justice. Now those who submit their wills - they have sought out (the path) of right conduct
turkish
İçimizde, kendini Allah'a vermiş olanlar da, yazık edenler de vardır. Kendini Allah'a veren kimseler, işte onlar, doğru yolu arayanlar, ona layık olanlardır
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
But those who swerve,- they are (but) fuel for Hell-fire
turkish
Kendilerine yazık edenlere gelince; onlar, cehennemin odunları oldular
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
(And Allah's Message is): "If they (the Pagans) had (only) remained on the (right) Way, We should certainly have bestowed on them Rain in abundance
turkish
Ama doğru yola girmiş olsalardı, onları bu hususta denememiz için onlara bol su içirirdik; kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe artan bir azaba uğratır
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
That We might try them by that (means). But if any turns away from the remembrance of his Lord, He will cause him to undergo a severe Penalty
turkish
Ama doğru yola girmiş olsalardı, onları bu hususta denememiz için onlara bol su içirirdik; kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe artan bir azaba uğratır
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And the places of worship are for Allah (alone): So invoke not any one along with Allah
turkish
Mescidler şüphesiz Allah'ındır, öyleyse oralarda Allah'a yalvarırken başkasını katmayın
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Yet when the Devotee of Allah stands forth to invoke Him, they just make round him a dense crowd
turkish
Allah'ın kulu Muhammed, O'na yalvarmak, namaz kılmak için kalkınca, nerdeyse, çevresinde keçeleşirler, birbirlerine girerlerdi
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Say: "I do no more than invoke my Lord, and I join not with Him any (false god)
turkish
De ki: "Ben sadece Rabbime yalvarırım ve O'na kimseyi ortak koşmam
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Say: "It is not in my power to cause you harm, or to bring you to right conduct
turkish
De ki: "Ben size zarar vermeye de iyilik yapmaya da kadir değilim
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Say: "No one can deliver me from Allah (If I were to disobey Him), nor should I find refuge except in Him
turkish
De ki: "Beni kimse Allah'a karşı savunamaz ve ben O'ndan başka bir sığınak bulamam
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Unless I proclaim what I receive from Allah and His Messages: for any that disobey Allah and His Messenger,- for them is Hell: they shall dwell therein for ever
turkish
Benim yaptığım yalnız, Allah katından olanı, O'nun gönderdiklerini tebliğdir. Allah'a ve Peygamberine kim karşı gelirse ona, içinde sonsuz ve temelli kalınacak cehennem ateşi vardır
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
At length, when they see (with their own eyes) that which they are promised,- then will they know who it is that is weakest in (his) helper and least important in point of numbers
turkish
Sonunda, kendilerine söz verileni gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha güçsüz ve sayısının daha az olduğunu bileceklerdir
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Say: "I know not whether the (Punishment) which ye are promised is near, or whether my Lord will appoint for it a distant term
turkish
De ki: Size söz verilen yakın mıdır, yoksa Rabbim onu uzun süreli mi kılmıştır ben bilmem
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
He (alone) knows the Unseen, nor does He make any one acquainted with His Mysteries
turkish
Görülmeyeni bilen Allah, görülmeyene kimseyi muttali kılmaz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Except a messenger whom He has chosen: and then He makes a band of watchers march before him and behind him
turkish
Ancak peygamberlerden, bildirmek istediği bunun dışındadır. Rablerinin bildirilerini tebliğ etmelerini ortaya koymak için her peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar; onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve herşeyi bir bir sayar
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
That He may know that they have (truly) brought and delivered the Messages of their Lord: and He surrounds (all the mysteries) that are with them, and takes account of every single thing
turkish
Ancak peygamberlerden, bildirmek istediği bunun dışındadır. Rablerinin bildirilerini tebliğ etmelerini ortaya koymak için her peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar; onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve herşeyi bir bir sayar