Al-Qiyamah

۞ لَاۤ أُقۡسِمُ بِیَوۡمِ ٱلۡقِیَـٰمَةِ
İngilizce

I do call to witness the Resurrection Day

turkish

Kıyamet gününe yemin ederim

75 (Al-Qiyamah) Sure
1 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلَاۤ أُقۡسِمُ بِٱلنَّفۡسِ ٱللَّوَّامَةِ
İngilizce

And I do call to witness the self-reproaching spirit: (Eschew Evil)

turkish

Ve nedamet çeken nefse yemin ederim

75 (Al-Qiyamah) Sure
2 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَیَحۡسَبُ ٱلۡإِنسَـٰنُ أَلَّن نَّجۡمَعَ عِظَامَهُۥ
İngilizce

Does man think that We cannot assemble his bones

turkish

İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor

75 (Al-Qiyamah) Sure
3 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
بَلَىٰ قَـٰدِرِینَ عَلَىٰۤ أَن نُّسَوِّیَ بَنَانَهُۥ
İngilizce

Nay, We are able to put together in perfect order the very tips of his fingers

turkish

Evet, Biz onu, parmak uçlarına varıncaya kadar bütün incelikleriyle yeniden yapmaya kadiriz

75 (Al-Qiyamah) Sure
4 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
بَلۡ یُرِیدُ ٱلۡإِنسَـٰنُ لِیَفۡجُرَ أَمَامَهُۥ
İngilizce

But man wishes to do wrong (even) in the time in front of him

turkish

Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: "Kıyamet günü ne zamanmış! " der

75 (Al-Qiyamah) Sure
5 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَسۡءَلُ أَیَّانَ یَوۡمُ ٱلۡقِیَـٰمَةِ
İngilizce

He questions: "When is the Day of Resurrection

turkish

Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: "Kıyamet günü ne zamanmış! " der

75 (Al-Qiyamah) Sure
6 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَإِذَا بَرِقَ ٱلۡبَصَرُ
İngilizce

At length, when the sight is dazed

turkish

Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der

75 (Al-Qiyamah) Sure
7 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَخَسَفَ ٱلۡقَمَرُ
İngilizce

And the moon is buried in darkness

turkish

Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der

75 (Al-Qiyamah) Sure
8 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَجُمِعَ ٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ
İngilizce

And the sun and moon are joined together

turkish

Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der

75 (Al-Qiyamah) Sure
9 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَقُولُ ٱلۡإِنسَـٰنُ یَوۡمَئِذٍ أَیۡنَ ٱلۡمَفَرُّ
İngilizce

That Day will Man say: "Where is the refuge

turkish

Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der

75 (Al-Qiyamah) Sure
10 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كَلَّا لَا وَزَرَ
İngilizce

By no means! No place of safety

turkish

Hayır; hayır; bir sığınak yoktur

75 (Al-Qiyamah) Sure
11 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِلَىٰ رَبِّكَ یَوۡمَئِذٍ ٱلۡمُسۡتَقَرُّ
İngilizce

Before thy Lord (alone), that Day will be the place of rest

turkish

O gün, sen, Rabbinin huzuruna varıp durursun

75 (Al-Qiyamah) Sure
12 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یُنَبَّؤُا۟ ٱلۡإِنسَـٰنُ یَوۡمَئِذِۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ
İngilizce

That Day will Man be told (all) that he put forward, and all that he put back

turkish

O gün, insanoğluna önde ve sonda yaptığı ne varsa bildirilir

75 (Al-Qiyamah) Sure
13 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
بَلِ ٱلۡإِنسَـٰنُ عَلَىٰ نَفۡسِهِۦ بَصِیرَةࣱ
İngilizce

Nay, man will be evidence against himself

turkish

Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir

75 (Al-Qiyamah) Sure
14 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلَوۡ أَلۡقَىٰ مَعَاذِیرَهُۥ
İngilizce

Even though he were to put up his excuses

turkish

Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir

75 (Al-Qiyamah) Sure
15 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لَا تُحَرِّكۡ بِهِۦ لِسَانَكَ لِتَعۡجَلَ بِهِۦۤ
İngilizce

Move not thy tongue concerning the (Qur'an) to make haste therewith

turkish

Cebrail sana Kuran okurken, unutmamak için acele edip onunla beraber söyleme, yalnız dinle

75 (Al-Qiyamah) Sure
16 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّ عَلَیۡنَا جَمۡعَهُۥ وَقُرۡءَانَهُۥ
İngilizce

It is for Us to collect it and to promulgate it

turkish

Doğrusu o vahyolunanı kalbine yerleştirmek ve onu sana okutturmak Bize düşer

75 (Al-Qiyamah) Sure
17 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَإِذَا قَرَأۡنَـٰهُ فَٱتَّبِعۡ قُرۡءَانَهُۥ
İngilizce

But when We have promulgated it, follow thou its recital (as promulgated)

turkish

Biz onu Cebrail'e okuttuğumuz zaman, onun okumasını dinle

75 (Al-Qiyamah) Sure
18 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ إِنَّ عَلَیۡنَا بَیَانَهُۥ
İngilizce

Nay more, it is for Us to explain it (and make it clear)

turkish

Sonra onu sana açıklamak Bize düşer

75 (Al-Qiyamah) Sure
19 Ayet
577 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كَلَّا بَلۡ تُحِبُّونَ ٱلۡعَاجِلَةَ
İngilizce

Nay, (ye men!) but ye love the fleeting life

turkish

Hayır, hayır! Sizler, çabuk elde edeceğiniz dünya nimetlerini seversiniz

75 (Al-Qiyamah) Sure
20 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَتَذَرُونَ ٱلۡءَاخِرَةَ
İngilizce

And leave alone the Hereafter

turkish

Ahireti bırakırsınız

75 (Al-Qiyamah) Sure
21 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وُجُوهࣱ یَوۡمَئِذࣲ نَّاضِرَةٌ
İngilizce

Some faces, that Day, will beam (in brightness and beauty)

turkish

O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır

75 (Al-Qiyamah) Sure
22 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةࣱ
İngilizce

Looking towards their Lord

turkish

O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır

75 (Al-Qiyamah) Sure
23 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَوُجُوهࣱ یَوۡمَئِذِۭ بَاسِرَةࣱ
İngilizce

And some faces, that Day, will be sad and dismal

turkish

O gün bir takım yüzler de asıktır

75 (Al-Qiyamah) Sure
24 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
تَظُنُّ أَن یُفۡعَلَ بِهَا فَاقِرَةࣱ
İngilizce

In the thought that some back-breaking calamity was about to be inflicted on them

turkish

Kendisinin belkemiğinin kırılacağını sanır

75 (Al-Qiyamah) Sure
25 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كَلَّاۤ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِیَ
İngilizce

Yea, when (the soul) reaches to the collar-bone (in its exit)

turkish

Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir

75 (Al-Qiyamah) Sure
26 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَقِیلَ مَنۡۜ رَاقࣲ
İngilizce

And there will be a cry, "Who is a magician (to restore him)

turkish

Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir

75 (Al-Qiyamah) Sure
27 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلۡفِرَاقُ
İngilizce

And he will conclude that it was (the Time) of Parting

turkish

Artık ayrılık vaktinin geldiğini sanır

75 (Al-Qiyamah) Sure
28 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلۡتَفَّتِ ٱلسَّاقُ بِٱلسَّاقِ
İngilizce

And one leg will be joined with another

turkish

Bacaklar birbirine dolaşır

75 (Al-Qiyamah) Sure
29 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِلَىٰ رَبِّكَ یَوۡمَئِذٍ ٱلۡمَسَاقُ
İngilizce

That Day the Drive will be (all) to thy Lord

turkish

O gün sevk Rabbin huzurunadır

75 (Al-Qiyamah) Sure
30 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّىٰ
İngilizce

So he gave nothing in charity, nor did he pray

turkish

O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti

75 (Al-Qiyamah) Sure
31 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلَـٰكِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
İngilizce

But on the contrary, he rejected Truth and turned away

turkish

O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti

75 (Al-Qiyamah) Sure
32 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ ذَهَبَ إِلَىٰۤ أَهۡلِهِۦ یَتَمَطَّىٰۤ
İngilizce

Then did he stalk to his family in full conceit

turkish

O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti

75 (Al-Qiyamah) Sure
33 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَوۡلَىٰ لَكَ فَأَوۡلَىٰ
İngilizce

Woe to thee, (O men!), yea, woe

turkish

Sana yazıklar olsun, yazıklar

75 (Al-Qiyamah) Sure
34 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ أَوۡلَىٰ لَكَ فَأَوۡلَىٰۤ
İngilizce

Again, Woe to thee, (O men!), yea, woe

turkish

Daha ne olsun, sana yazıklar olsun, yazıklar

75 (Al-Qiyamah) Sure
35 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَیَحۡسَبُ ٱلۡإِنسَـٰنُ أَن یُتۡرَكَ سُدًى
İngilizce

Does man think that he will be left uncontrolled, (without purpose)

turkish

İnsanoğlu kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır

75 (Al-Qiyamah) Sure
36 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَلَمۡ یَكُ نُطۡفَةࣰ مِّن مَّنِیࣲّ یُمۡنَىٰ
İngilizce

Was he not a drop of sperm emitted (in lowly form)

turkish

O, katılan bir meni damlası değil miydi

75 (Al-Qiyamah) Sure
37 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ كَانَ عَلَقَةࣰ فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ
İngilizce

Then did he become a leech-like clot; then did (Allah) make and fashion (him) in due proportion

turkish

Sonra kan pıhtısı olmuş, sonra Allah onu yaratıp şekil vermişti

75 (Al-Qiyamah) Sure
38 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَجَعَلَ مِنۡهُ ٱلزَّوۡجَیۡنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰۤ
İngilizce

And of him He made two sexes, male and female

turkish

Ondan, erkek, dişi iki cins yaratmıştı

75 (Al-Qiyamah) Sure
39 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَلَیۡسَ ذَ ٰلِكَ بِقَـٰدِرٍ عَلَىٰۤ أَن یُحۡـِۧیَ ٱلۡمَوۡتَىٰ
İngilizce

Has not He, (the same), the power to give life to the dead

turkish

Bunları yapan Allah'ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? Elbette yeter

75 (Al-Qiyamah) Sure
40 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri