Al-Insan

هَلۡ أَتَىٰ عَلَى ٱلۡإِنسَـٰنِ حِینࣱ مِّنَ ٱلدَّهۡرِ لَمۡ یَكُن شَیۡءࣰا مَّذۡكُورًا
İngilizce

Has there not been over Man a long period of Time, when he was nothing - (not even) mentioned

turkish

İnsanoğlu, var edilip bahse değer bir şey olana kadar, şüphesiz, uzun bir zaman geçmemiş midir

76 (Al-Insan) Sure
1 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّا خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَـٰنَ مِن نُّطۡفَةٍ أَمۡشَاجࣲ نَّبۡتَلِیهِ فَجَعَلۡنَـٰهُ سَمِیعَۢا بَصِیرًا
İngilizce

Verily We created Man from a drop of mingled sperm, in order to try him: So We gave him (the gifts), of Hearing and Sight

turkish

Biz insanı katışık bir nutfeden yaratmışızdır; onu deneriz; bu yüzden, onun işitmesini ve görmesini sağlamışızdır

76 (Al-Insan) Sure
2 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّا هَدَیۡنَـٰهُ ٱلسَّبِیلَ إِمَّا شَاكِرࣰا وَإِمَّا كَفُورًا
İngilizce

We showed him the Way: whether he be grateful or ungrateful (rests on his will)

turkish

Şüphesiz ona yol gösterdik; buna kimi şükreder, kimi de nankörlük

76 (Al-Insan) Sure
3 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّاۤ أَعۡتَدۡنَا لِلۡكَـٰفِرِینَ سَلَـٰسِلَا۟ وَأَغۡلَـٰلࣰا وَسَعِیرًا
İngilizce

For the Rejecters we have prepared chains, yokes, and a blazing Fire

turkish

Doğrusu, inkarcılar için zincirler, demir halkalar ve çılgın alevli cehennem hazırladık

76 (Al-Insan) Sure
4 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ یَشۡرَبُونَ مِن كَأۡسࣲ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا
İngilizce

As to the Righteous, they shall drink of a Cup (of Wine) mixed with Kafur

turkish

Şüphesiz iyiler kafur katılmış bir tastan içerler

76 (Al-Insan) Sure
5 Ayet
578 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
عَیۡنࣰا یَشۡرَبُ بِهَا عِبَادُ ٱللَّهِ یُفَجِّرُونَهَا تَفۡجِیرࣰا
İngilizce

A Fountain where the Devotees of Allah do drink, making it flow in unstinted abundance

turkish

Bu ancak Allah'ın kullarının taşıra taşıra içebileceği bir pınardır

76 (Al-Insan) Sure
6 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یُوفُونَ بِٱلنَّذۡرِ وَیَخَافُونَ یَوۡمࣰا كَانَ شَرُّهُۥ مُسۡتَطِیرࣰا
İngilizce

They perform (their) vows, and they fear a Day whose evil flies far and wide

turkish

Onlar verdikleri sözleri yerine getirirler, fenalığı yaygın olan bir günden korkarlar

76 (Al-Insan) Sure
7 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَیُطۡعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسۡكِینࣰا وَیَتِیمࣰا وَأَسِیرًا
İngilizce

And they feed, for the love of Allah, the indigent, the orphan, and the captive

turkish

Onlar içleri çektiği halde, yiyeceği yoksula, öksüze ve esire yedirirler

76 (Al-Insan) Sure
8 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّمَا نُطۡعِمُكُمۡ لِوَجۡهِ ٱللَّهِ لَا نُرِیدُ مِنكُمۡ جَزَاۤءࣰ وَلَا شُكُورًا
İngilizce

(Saying),"We feed you for the sake of Allah alone: no reward do we desire from you, nor thanks

turkish

Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız" derler

76 (Al-Insan) Sure
9 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّا نَخَافُ مِن رَّبِّنَا یَوۡمًا عَبُوسࣰا قَمۡطَرِیرࣰا
İngilizce

We only fear a Day of distressful Wrath from the side of our Lord

turkish

Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız" derler

76 (Al-Insan) Sure
10 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَوَقَىٰهُمُ ٱللَّهُ شَرَّ ذَ ٰلِكَ ٱلۡیَوۡمِ وَلَقَّىٰهُمۡ نَضۡرَةࣰ وَسُرُورࣰا
İngilizce

But Allah will deliver them from the evil of that Day, and will shed over them a Light of Beauty and (blissful) Joy

turkish

Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur; onların yüzüne parlaklık ve neşe verir

76 (Al-Insan) Sure
11 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَجَزَىٰهُم بِمَا صَبَرُوا۟ جَنَّةࣰ وَحَرِیرࣰا
İngilizce

And because they were patient and constant, He will reward them with a Garden and (garments of) silk

turkish

Sabırlarının karşılığı, cennet ve oradaki ipeklerdir

76 (Al-Insan) Sure
12 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مُّتَّكِءِینَ فِیهَا عَلَى ٱلۡأَرَاۤئِكِۖ لَا یَرَوۡنَ فِیهَا شَمۡسࣰا وَلَا زَمۡهَرِیرࣰا
İngilizce

Reclining in the (Garden) on raised thrones, they will see there neither the sun's (excessive heat) nor (the moon's) excessive cold

turkish

Orada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu soğuk görmezler

76 (Al-Insan) Sure
13 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَدَانِیَةً عَلَیۡهِمۡ ظِلَـٰلُهَا وَذُلِّلَتۡ قُطُوفُهَا تَذۡلِیلࣰا
İngilizce

And the shades of the (Garden) will come low over them, and the bunches (of fruit), there, will hang low in humility

turkish

Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların koparılması kolaylaştırılmıştır

76 (Al-Insan) Sure
14 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَیُطَافُ عَلَیۡهِم بِءَانِیَةࣲ مِّن فِضَّةࣲ وَأَكۡوَابࣲ كَانَتۡ قَوَارِیرَا۠
İngilizce

And amongst them will be passed round vessels of silver and goblets of crystal

turkish

Çevrelerinde gümüş kaplar ve billur kaseler dolaştırılır

76 (Al-Insan) Sure
15 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قَوَارِیرَا۟ مِن فِضَّةࣲ قَدَّرُوهَا تَقۡدِیرࣰا
İngilizce

Crystal-clear, made of silver: they will determine the measure thereof (according to their wishes)

turkish

Billurları gümüş gibi parlaktır, onları ölçüp ölçüp dağıtırlar

76 (Al-Insan) Sure
16 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَیُسۡقَوۡنَ فِیهَا كَأۡسࣰا كَانَ مِزَاجُهَا زَنجَبِیلًا
İngilizce

And they will be given to drink there of a Cup (of Wine) mixed with Zanjabil

turkish

Orada, zencefil karışık bir tasla içirilirler

76 (Al-Insan) Sure
17 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
عَیۡنࣰا فِیهَا تُسَمَّىٰ سَلۡسَبِیلࣰا
İngilizce

A fountain there, called Salsabil

turkish

O pınara "Selsebil" denir

76 (Al-Insan) Sure
18 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
۞ وَیَطُوفُ عَلَیۡهِمۡ وِلۡدَ ٰنࣱ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَیۡتَهُمۡ حَسِبۡتَهُمۡ لُؤۡلُؤࣰا مَّنثُورࣰا
İngilizce

And round about them will (serve) youths of perpetual (freshness): If thou seest them, thou wouldst think them scattered Pearls

turkish

Yanlarında ölümsüz gençler dolaşır; onları gördüğünde saçılmış birer inci sanırsın

76 (Al-Insan) Sure
19 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِذَا رَأَیۡتَ ثَمَّ رَأَیۡتَ نَعِیمࣰا وَمُلۡكࣰا كَبِیرًا
İngilizce

And when thou lookest, it is there thou wilt see a Bliss and a Realm Magnificent

turkish

Oranın neresine baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün

76 (Al-Insan) Sure
20 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
عَـٰلِیَهُمۡ ثِیَابُ سُندُسٍ خُضۡرࣱ وَإِسۡتَبۡرَقࣱۖ وَحُلُّوۤا۟ أَسَاوِرَ مِن فِضَّةࣲ وَسَقَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡ شَرَابࣰا طَهُورًا
İngilizce

Upon them will be green Garments of fine silk and heavy brocade, and they will be adorned with Bracelets of silver; and their Lord will give to them to drink of a Wine Pure and Holy

turkish

Üzerlerinde ince yeşil ipekli, parlak atlastan elbiseler vardır; gümüş bileziklerle süslenmişlerdir Rableri onlara tertemiz içecekler içirir

76 (Al-Insan) Sure
21 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّ هَـٰذَا كَانَ لَكُمۡ جَزَاۤءࣰ وَكَانَ سَعۡیُكُم مَّشۡكُورًا
İngilizce

Verily this is a Reward for you, and your Endeavour is accepted and recognised

turkish

İşte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır, çalışmalarınız şükre değer" denir

76 (Al-Insan) Sure
22 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّا نَحۡنُ نَزَّلۡنَا عَلَیۡكَ ٱلۡقُرۡءَانَ تَنزِیلࣰا
İngilizce

It is We Who have sent down the Qur'an to thee by stages

turkish

Kuran'ı sana indiren şüphesiz Biziz

76 (Al-Insan) Sure
23 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَٱصۡبِرۡ لِحُكۡمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعۡ مِنۡهُمۡ ءَاثِمًا أَوۡ كَفُورࣰا
İngilizce

Therefore be patient with constancy to the Command of thy Lord, and hearken not to the sinner or the ingrate among them

turkish

Rabbinin hükmüne kadar sabret; onların günah işleyen ve inkarcı olanlarına uyma

76 (Al-Insan) Sure
24 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱذۡكُرِ ٱسۡمَ رَبِّكَ بُكۡرَةࣰ وَأَصِیلࣰا
İngilizce

And celebrate the name of thy Lord morning and evening

turkish

Rabbinin adını sabah akşam an

76 (Al-Insan) Sure
25 Ayet
579 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمِنَ ٱلَّیۡلِ فَٱسۡجُدۡ لَهُۥ وَسَبِّحۡهُ لَیۡلࣰا طَوِیلًا
İngilizce

And part of the night, prostrate thyself to Him; and glorify Him a long night through

turkish

Geceleyin O'na secde et; O'nu geceleri uzun uzun tesbih et

76 (Al-Insan) Sure
26 Ayet
580 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّ هَـٰۤؤُلَاۤءِ یُحِبُّونَ ٱلۡعَاجِلَةَ وَیَذَرُونَ وَرَاۤءَهُمۡ یَوۡمࣰا ثَقِیلࣰا
İngilizce

As to these, they love the fleeting life, and put away behind them a Day (that will be) hard

turkish

Doğrusu insanlar, çabuk elde edilen dünya nimetlerini severler de ağırlığı çekilmez günü arkalarında bırakırlar

76 (Al-Insan) Sure
27 Ayet
580 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
نَّحۡنُ خَلَقۡنَـٰهُمۡ وَشَدَدۡنَاۤ أَسۡرَهُمۡۖ وَإِذَا شِئۡنَا بَدَّلۡنَاۤ أَمۡثَـٰلَهُمۡ تَبۡدِیلًا
İngilizce

It is We Who created them, and We have made their joints strong; but, when We will, We can substitute the like of them by a complete change

turkish

Onları yaratan, mafsallarını pekiştiren Biziz; dilersek onları benzerleri ile değiştiriveririz

76 (Al-Insan) Sure
28 Ayet
580 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّ هَـٰذِهِۦ تَذۡكِرَةࣱۖ فَمَن شَاۤءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِیلࣰا
İngilizce

This is an admonition: Whosoever will, let him take a (straight) Path to his Lord

turkish

Bu sadece bir öğüttür; dileyen, Rabbine giden yolu tutar

76 (Al-Insan) Sure
29 Ayet
580 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمَا تَشَاۤءُونَ إِلَّاۤ أَن یَشَاۤءَ ٱللَّهُۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِیمًا حَكِیمࣰا
İngilizce

But ye will not, except as Allah wills; for Allah is full of Knowledge and Wisdom

turkish

Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Doğrusu Allah, bilendir, Hakim'dir

76 (Al-Insan) Sure
30 Ayet
580 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یُدۡخِلُ مَن یَشَاۤءُ فِی رَحۡمَتِهِۦۚ وَٱلظَّـٰلِمِینَ أَعَدَّ لَهُمۡ عَذَابًا أَلِیمَۢا
İngilizce

He will admit to His Mercy whom He will; But the wrong-doers,- for them has He prepared a grievous Penalty

turkish

Dilediğine rahmet eder. Zalimlere, işte onlara, can yakıcı bir azap hazırlamıştır

76 (Al-Insan) Sure
31 Ayet
580 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri