Abasa

۞ عَبَسَ وَتَوَلَّىٰۤ
İngilizce

(The Prophet) frowned and turned away

turkish

Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi

80 (Abasa) Sure
1 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَن جَاۤءَهُ ٱلۡأَعۡمَىٰ
İngilizce

Because there came to him the blind man (interrupting)

turkish

Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi

80 (Abasa) Sure
2 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمَا یُدۡرِیكَ لَعَلَّهُۥ یَزَّكَّىٰۤ
İngilizce

But what could tell thee but that perchance he might grow (in spiritual understanding)

turkish

Ne bilirsin, belki de o arınacak

80 (Abasa) Sure
3 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَوۡ یَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكۡرَىٰۤ
İngilizce

Or that he might receive admonition, and the teaching might profit him

turkish

Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti

80 (Abasa) Sure
4 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَمَّا مَنِ ٱسۡتَغۡنَىٰ
İngilizce

As to one who regards Himself as self-sufficient

turkish

Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun

80 (Abasa) Sure
5 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ
İngilizce

To him dost thou attend

turkish

Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun

80 (Abasa) Sure
6 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمَا عَلَیۡكَ أَلَّا یَزَّكَّىٰ
İngilizce

Though it is no blame to thee if he grow not (in spiritual understanding)

turkish

Arınmak istememesinden sana ne

80 (Abasa) Sure
7 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَمَّا مَن جَاۤءَكَ یَسۡعَىٰ
İngilizce

But as to him who came to thee striving earnestly

turkish

Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun

80 (Abasa) Sure
8 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَهُوَ یَخۡشَىٰ
İngilizce

And with fear (in his heart)

turkish

Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun

80 (Abasa) Sure
9 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَأَنتَ عَنۡهُ تَلَهَّىٰ
İngilizce

Of him wast thou unmindful

turkish

Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun

80 (Abasa) Sure
10 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كَلَّاۤ إِنَّهَا تَذۡكِرَةࣱ
İngilizce

By no means (should it be so)! For it is indeed a Message of instruction

turkish

Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür

80 (Abasa) Sure
11 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَمَن شَاۤءَ ذَكَرَهُۥ
İngilizce

Therefore let whoso will, keep it in remembrance

turkish

Dileyen onu öğüt kabul eder

80 (Abasa) Sure
12 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فِی صُحُفࣲ مُّكَرَّمَةࣲ
İngilizce

(It is) in Books held (greatly) in honour

turkish

O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir

80 (Abasa) Sure
13 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مَّرۡفُوعَةࣲ مُّطَهَّرَةِۭ
İngilizce

Exalted (in dignity), kept pure and holy

turkish

O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir

80 (Abasa) Sure
14 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
بِأَیۡدِی سَفَرَةࣲ
İngilizce

(Written) by the hands of scribes

turkish

İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır

80 (Abasa) Sure
15 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كِرَامِۭ بَرَرَةࣲ
İngilizce

Honourable and Pious and Just

turkish

İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır

80 (Abasa) Sure
16 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
قُتِلَ ٱلۡإِنسَـٰنُ مَاۤ أَكۡفَرَهُۥ
İngilizce

Woe to man! What hath made him reject Allah

turkish

Canı çıksın o insanın, o ne nankördür

80 (Abasa) Sure
17 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مِنۡ أَیِّ شَیۡءٍ خَلَقَهُۥ
İngilizce

From what stuff hath He created him

turkish

Allah onu hangi şeyden yaratmış

80 (Abasa) Sure
18 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مِن نُّطۡفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ
İngilizce

From a sperm-drop: He hath created him, and then mouldeth him in due proportions

turkish

Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş

80 (Abasa) Sure
19 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ ٱلسَّبِیلَ یَسَّرَهُۥ
İngilizce

Then doth He make His path smooth for him

turkish

Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır

80 (Abasa) Sure
20 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقۡبَرَهُۥ
İngilizce

Then He causeth him to die, and putteth him in his grave

turkish

Sonra onu öldürür ve kabre koyar

80 (Abasa) Sure
21 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ إِذَا شَاۤءَ أَنشَرَهُۥ
İngilizce

Then, when it is His Will, He will raise him up (again)

turkish

Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir

80 (Abasa) Sure
22 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كَلَّا لَمَّا یَقۡضِ مَاۤ أَمَرَهُۥ
İngilizce

By no means hath he fulfilled what Allah hath commanded him

turkish

Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir

80 (Abasa) Sure
23 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَلۡیَنظُرِ ٱلۡإِنسَـٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦۤ
İngilizce

Then let man look at his food, (and how We provide it)

turkish

İnsan, yiyeceğine bir baksın

80 (Abasa) Sure
24 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَنَّا صَبَبۡنَا ٱلۡمَاۤءَ صَبࣰّا
İngilizce

For that We pour forth water in abundance

turkish

Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz

80 (Abasa) Sure
25 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ شَقَقۡنَا ٱلۡأَرۡضَ شَقࣰّا
İngilizce

And We split the earth in fragments

turkish

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz

80 (Abasa) Sure
26 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَأَنۢبَتۡنَا فِیهَا حَبࣰّا
İngilizce

And produce therein corn

turkish

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz

80 (Abasa) Sure
27 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَعِنَبࣰا وَقَضۡبࣰا
İngilizce

And Grapes and nutritious plants

turkish

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz

80 (Abasa) Sure
28 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَزَیۡتُونࣰا وَنَخۡلࣰا
İngilizce

And Olives and Dates

turkish

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz

80 (Abasa) Sure
29 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَحَدَاۤئِقَ غُلۡبࣰا
İngilizce

And enclosed Gardens, dense with lofty trees

turkish

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz

80 (Abasa) Sure
30 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَفَـٰكِهَةࣰ وَأَبࣰّا
İngilizce

And fruits and fodder

turkish

Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz

80 (Abasa) Sure
31 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
مَّتَـٰعࣰا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَـٰمِكُمۡ
İngilizce

For use and convenience to you and your cattle

turkish

Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir

80 (Abasa) Sure
32 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَإِذَا جَاۤءَتِ ٱلصَّاۤخَّةُ
İngilizce

At length, when there comes the Deafening Noise

turkish

O muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman

80 (Abasa) Sure
33 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَوۡمَ یَفِرُّ ٱلۡمَرۡءُ مِنۡ أَخِیهِ
İngilizce

That Day shall a man flee from his own brother

turkish

O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar

80 (Abasa) Sure
34 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأُمِّهِۦ وَأَبِیهِ
İngilizce

And from his mother and his father

turkish

O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar

80 (Abasa) Sure
35 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَبَنِیهِ
İngilizce

And from his wife and his children

turkish

O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar

80 (Abasa) Sure
36 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لِكُلِّ ٱمۡرِئࣲ مِّنۡهُمۡ یَوۡمَئِذࣲ شَأۡنࣱ یُغۡنِیهِ
İngilizce

Each one of them, that Day, will have enough concern (of his own) to make him indifferent to the others

turkish

O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır

80 (Abasa) Sure
37 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وُجُوهࣱ یَوۡمَئِذࣲ مُّسۡفِرَةࣱ
İngilizce

Some faces that Day will be beaming

turkish

O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir

80 (Abasa) Sure
38 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ضَاحِكَةࣱ مُّسۡتَبۡشِرَةࣱ
İngilizce

Laughing, rejoicing

turkish

O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir

80 (Abasa) Sure
39 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَوُجُوهࣱ یَوۡمَئِذٍ عَلَیۡهَا غَبَرَةࣱ
İngilizce

And other faces that Day will be dust-stained

turkish

O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür

80 (Abasa) Sure
40 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
تَرۡهَقُهَا قَتَرَةٌ
İngilizce

Blackness will cover them

turkish

O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür

80 (Abasa) Sure
41 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أُو۟لَـٰۤئِكَ هُمُ ٱلۡكَفَرَةُ ٱلۡفَجَرَةُ
İngilizce

Such will be the Rejecters of Allah, the doers of iniquity

turkish

İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır

80 (Abasa) Sure
42 Ayet
585 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri