Abasa
İngilizce
(The Prophet) frowned and turned away
turkish
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Because there came to him the blind man (interrupting)
turkish
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
But what could tell thee but that perchance he might grow (in spiritual understanding)
turkish
Ne bilirsin, belki de o arınacak
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Or that he might receive admonition, and the teaching might profit him
turkish
Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
As to one who regards Himself as self-sufficient
turkish
Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
To him dost thou attend
turkish
Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Though it is no blame to thee if he grow not (in spiritual understanding)
turkish
Arınmak istememesinden sana ne
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
But as to him who came to thee striving earnestly
turkish
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And with fear (in his heart)
turkish
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Of him wast thou unmindful
turkish
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
By no means (should it be so)! For it is indeed a Message of instruction
turkish
Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Therefore let whoso will, keep it in remembrance
turkish
Dileyen onu öğüt kabul eder
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
(It is) in Books held (greatly) in honour
turkish
O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Exalted (in dignity), kept pure and holy
turkish
O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
(Written) by the hands of scribes
turkish
İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Honourable and Pious and Just
turkish
İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Woe to man! What hath made him reject Allah
turkish
Canı çıksın o insanın, o ne nankördür
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
From what stuff hath He created him
turkish
Allah onu hangi şeyden yaratmış
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
From a sperm-drop: He hath created him, and then mouldeth him in due proportions
turkish
Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Then doth He make His path smooth for him
turkish
Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Then He causeth him to die, and putteth him in his grave
turkish
Sonra onu öldürür ve kabre koyar
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Then, when it is His Will, He will raise him up (again)
turkish
Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
By no means hath he fulfilled what Allah hath commanded him
turkish
Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Then let man look at his food, (and how We provide it)
turkish
İnsan, yiyeceğine bir baksın
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
For that We pour forth water in abundance
turkish
Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And We split the earth in fragments
turkish
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And produce therein corn
turkish
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And Grapes and nutritious plants
turkish
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And Olives and Dates
turkish
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And enclosed Gardens, dense with lofty trees
turkish
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And fruits and fodder
turkish
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
For use and convenience to you and your cattle
turkish
Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
At length, when there comes the Deafening Noise
turkish
O muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
That Day shall a man flee from his own brother
turkish
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And from his mother and his father
turkish
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And from his wife and his children
turkish
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Each one of them, that Day, will have enough concern (of his own) to make him indifferent to the others
turkish
O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Some faces that Day will be beaming
turkish
O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Laughing, rejoicing
turkish
O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And other faces that Day will be dust-stained
turkish
O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Blackness will cover them
turkish
O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Such will be the Rejecters of Allah, the doers of iniquity
turkish
İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır