Al-Infitar

۞ إِذَا ٱلسَّمَاۤءُ ٱنفَطَرَتۡ
İngilizce

When the Sky is cleft asunder

turkish

Gök yarıldığı zaman

82 (Al-Infitar) Sure
1 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِذَا ٱلۡكَوَاكِبُ ٱنتَثَرَتۡ
İngilizce

When the Stars are scattered

turkish

Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman

82 (Al-Infitar) Sure
2 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ فُجِّرَتۡ
İngilizce

When the Oceans are suffered to burst forth

turkish

Denizler kaynaştığı zaman

82 (Al-Infitar) Sure
3 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِذَا ٱلۡقُبُورُ بُعۡثِرَتۡ
İngilizce

And when the Graves are turned upside down

turkish

Kabirlerin içi dışa çıktığı zaman

82 (Al-Infitar) Sure
4 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
عَلِمَتۡ نَفۡسࣱ مَّا قَدَّمَتۡ وَأَخَّرَتۡ
İngilizce

(Then) shall each soul know what it hath sent forward and (what it hath) kept back

turkish

İnsanoğlu, ne yaptığını ve ne yapmadığını görür

82 (Al-Infitar) Sure
5 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَـٰۤأَیُّهَا ٱلۡإِنسَـٰنُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ ٱلۡكَرِیمِ
İngilizce

O man! What has seduced thee from thy Lord Most Beneficent

turkish

Ey insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir

82 (Al-Infitar) Sure
6 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ٱلَّذِی خَلَقَكَ فَسَوَّىٰكَ فَعَدَلَكَ
İngilizce

Him Who created thee. Fashioned thee in due proportion, and gave thee a just bias

turkish

Ey insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir

82 (Al-Infitar) Sure
7 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فِیۤ أَیِّ صُورَةࣲ مَّا شَاۤءَ رَكَّبَكَ
İngilizce

In whatever Form He wills, does He put thee together

turkish

Ey insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir

82 (Al-Infitar) Sure
8 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كَلَّا بَلۡ تُكَذِّبُونَ بِٱلدِّینِ
İngilizce

Nay! But ye do reject Right and Judgment

turkish

Hayır, hayır; doğrusu siz dini yalanlıyorsunuz

82 (Al-Infitar) Sure
9 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِنَّ عَلَیۡكُمۡ لَحَـٰفِظِینَ
İngilizce

But verily over you (are appointed angels) to protect you

turkish

Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler

82 (Al-Infitar) Sure
10 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كِرَامࣰا كَـٰتِبِینَ
İngilizce

Kind and honourable,- Writing down (your deeds)

turkish

Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler

82 (Al-Infitar) Sure
11 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَعۡلَمُونَ مَا تَفۡعَلُونَ
İngilizce

They know (and understand) all that ye do

turkish

Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler

82 (Al-Infitar) Sure
12 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ لَفِی نَعِیمࣲ
İngilizce

As for the Righteous, they will be in bliss

turkish

İyiler şüphesiz nimet içindedirler

82 (Al-Infitar) Sure
13 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِنَّ ٱلۡفُجَّارَ لَفِی جَحِیمࣲ
İngilizce

And the Wicked - they will be in the Fire

turkish

Allah'ın buyruğundan çıkanlar cehennemdedirler

82 (Al-Infitar) Sure
14 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَصۡلَوۡنَهَا یَوۡمَ ٱلدِّینِ
İngilizce

Which they will enter on the Day of Judgment

turkish

Din Günü oraya girerler

82 (Al-Infitar) Sure
15 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمَا هُمۡ عَنۡهَا بِغَاۤئِبِینَ
İngilizce

And they will not be able to keep away therefrom

turkish

Oradan bir daha ayrılamazlar

82 (Al-Infitar) Sure
16 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمَاۤ أَدۡرَىٰكَ مَا یَوۡمُ ٱلدِّینِ
İngilizce

And what will explain to thee what the Day of Judgment is

turkish

Din gününün ne olduğunu sen nereden bilirsin

82 (Al-Infitar) Sure
17 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ مَاۤ أَدۡرَىٰكَ مَا یَوۡمُ ٱلدِّینِ
İngilizce

Again, what will explain to thee what the Day of Judgment is

turkish

Evet, din gününün ne olduğunu nereden bileceksin

82 (Al-Infitar) Sure
18 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَوۡمَ لَا تَمۡلِكُ نَفۡسࣱ لِّنَفۡسࣲ شَیۡءࣰاۖ وَٱلۡأَمۡرُ یَوۡمَئِذࣲ لِّلَّهِ
İngilizce

(It will be) the Day when no soul shall have power (to do) aught for another: For the command, that Day, will be (wholly) with Allah

turkish

O gün, kimsenin kimseye hiçbir fayda sağlamayacağı bir gündür. O gün buyruk, yalnız Allah'ındır

82 (Al-Infitar) Sure
19 Ayet
587 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri