Al-Ghashiyah

هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِیثُ ٱلۡغَـٰشِیَةِ
İngilizce

Has the story reached thee of the overwhelming (Event)

turkish

Her şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi

88 (Al-Ghashiyah) Sure
1 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وُجُوهࣱ یَوۡمَئِذٍ خَـٰشِعَةٌ
İngilizce

Some faces, that Day, will be humiliated

turkish

O gün bir takım yüzler zillete bürünmüştür

88 (Al-Ghashiyah) Sure
2 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
عَامِلَةࣱ نَّاصِبَةࣱ
İngilizce

Labouring (hard), weary

turkish

Zor işler altında bitkin düşmüştür

88 (Al-Ghashiyah) Sure
3 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
تَصۡلَىٰ نَارًا حَامِیَةࣰ
İngilizce

The while they enter the Blazing Fire

turkish

Yakıcı ateşe yaslanırlar

88 (Al-Ghashiyah) Sure
4 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
تُسۡقَىٰ مِنۡ عَیۡنٍ ءَانِیَةࣲ
İngilizce

The while they are given, to drink, of a boiling hot spring

turkish

Kızgın bir kaynaktan içirilirler

88 (Al-Ghashiyah) Sure
5 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لَّیۡسَ لَهُمۡ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِیعࣲ
İngilizce

No food will there be for them but a bitter Dhari

turkish

Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur

88 (Al-Ghashiyah) Sure
6 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لَّا یُسۡمِنُ وَلَا یُغۡنِی مِن جُوعࣲ
İngilizce

Which will neither nourish nor satisfy hunger

turkish

Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur

88 (Al-Ghashiyah) Sure
7 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وُجُوهࣱ یَوۡمَئِذࣲ نَّاعِمَةࣱ
İngilizce

(Other) faces that Day will be joyful

turkish

İnanmış olanların yüzleri, o gün, pırıl pırıldır

88 (Al-Ghashiyah) Sure
8 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لِّسَعۡیِهَا رَاضِیَةࣱ
İngilizce

Pleased with their striving

turkish

Yaptıklarından hoşnuddurlar

88 (Al-Ghashiyah) Sure
9 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فِی جَنَّةٍ عَالِیَةࣲ
İngilizce

In a Garden on high

turkish

Yüksek bir cennettedirler

88 (Al-Ghashiyah) Sure
10 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لَّا تَسۡمَعُ فِیهَا لَـٰغِیَةࣰ
İngilizce

Where they shall hear no (word) of vanity

turkish

Orada boş söz işitmezler

88 (Al-Ghashiyah) Sure
11 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فِیهَا عَیۡنࣱ جَارِیَةࣱ
İngilizce

Therein will be a bubbling spring

turkish

Orada akan kaynak vardır

88 (Al-Ghashiyah) Sure
12 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فِیهَا سُرُرࣱ مَّرۡفُوعَةࣱ
İngilizce

Therein will be Thrones (of dignity), raised on high

turkish

Orada, yükseltilmiş tahtlar vardır

88 (Al-Ghashiyah) Sure
13 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَكۡوَابࣱ مَّوۡضُوعَةࣱ
İngilizce

Goblets placed (ready)

turkish

Yerleştirilmiş kaseler

88 (Al-Ghashiyah) Sure
14 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَنَمَارِقُ مَصۡفُوفَةࣱ
İngilizce

And cushions set in rows

turkish

Sıra sıra yastıklar

88 (Al-Ghashiyah) Sure
15 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَزَرَابِیُّ مَبۡثُوثَةٌ
İngilizce

And rich carpets (all) spread out

turkish

Serilmiş, yumuşak tüylü halılar vardır

88 (Al-Ghashiyah) Sure
16 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَفَلَا یَنظُرُونَ إِلَى ٱلۡإِبِلِ كَیۡفَ خُلِقَتۡ
İngilizce

Do they not look at the Camels, how they are made

turkish

Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı

88 (Al-Ghashiyah) Sure
17 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِلَى ٱلسَّمَاۤءِ كَیۡفَ رُفِعَتۡ
İngilizce

And at the Sky, how it is raised high

turkish

Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı

88 (Al-Ghashiyah) Sure
18 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِلَى ٱلۡجِبَالِ كَیۡفَ نُصِبَتۡ
İngilizce

And at the Mountains, how they are fixed firm

turkish

Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı

88 (Al-Ghashiyah) Sure
19 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَإِلَى ٱلۡأَرۡضِ كَیۡفَ سُطِحَتۡ
İngilizce

And at the Earth, how it is spread out

turkish

Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı

88 (Al-Ghashiyah) Sure
20 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَذَكِّرۡ إِنَّمَاۤ أَنتَ مُذَكِّرࣱ
İngilizce

Therefore do thou give admonition, for thou art one to admonish

turkish

Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün

88 (Al-Ghashiyah) Sure
21 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لَّسۡتَ عَلَیۡهِم بِمُصَۣیۡطِرٍ
İngilizce

Thou art not one to manage (men's) affairs

turkish

Sen, onlara zor kullanacak değilsin

88 (Al-Ghashiyah) Sure
22 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ
İngilizce

But if any turn away and reject Allah

turkish

Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır

88 (Al-Ghashiyah) Sure
23 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَیُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَكۡبَرَ
İngilizce

Allah will punish him with a mighty Punishment

turkish

Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır

88 (Al-Ghashiyah) Sure
24 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّ إِلَیۡنَاۤ إِیَابَهُمۡ
İngilizce

For to Us will be their return

turkish

Doğrusu onların dönüşü Bize'dir

88 (Al-Ghashiyah) Sure
25 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ إِنَّ عَلَیۡنَا حِسَابَهُم
İngilizce

Then it will be for Us to call them to account

turkish

Şüphesiz sonra hesaplarını görmek de Bize düşmektedir

88 (Al-Ghashiyah) Sure
26 Ayet
592 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri