Al-Balad
İngilizce
I do call to witness this City
turkish
Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And thou art a freeman of this City
turkish
Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And (the mystic ties of) parent and child
turkish
Doğurana ve doğurduğuna and olsun ki
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Verily We have created man into toil and struggle
turkish
İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Thinketh he, that none hath power over him
turkish
İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
He may say (boastfully); Wealth have I squandered in abundance
turkish
Yığın yığın mal tüketmişimdir" diyor
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Thinketh he that none beholdeth him
turkish
O, kimsenin kendisini görmediğini mi zannediyor
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Have We not made for him a pair of eyes
turkish
Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And a tongue, and a pair of lips
turkish
Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And shown him the two highways
turkish
Biz ona eğri ve doğru iki yolu da göstermedik mi
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
But he hath made no haste on the path that is steep
turkish
Ama o, zor geçidi aşmaya girişemedi
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
And what will explain to thee the path that is steep
turkish
O zor geçidin ne olduğunu sen bilir misin
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
(It is:) freeing the bondman
turkish
O geçit, bir köle ve esir azadetmek
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Or the giving of food in a day of privation
turkish
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
To the orphan with claims of relationship
turkish
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Or to the indigent (down) in the dust
turkish
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Then will he be of those who believe, and enjoin patience, (constancy, and self-restraint), and enjoin deeds of kindness and compassion
turkish
Sonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
Such are the Companions of the Right Hand
turkish
İşte bunlar amel defterleri sağdan verilenlerdir
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
But those who reject Our Signs, they are the (unhappy) Companions of the Left Hand
turkish
Ayetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir
İbn Kesir Tefsiri
İngilizce
On them will be Fire vaulted over (all round)
turkish
Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır