Al-Balad

۞ لَاۤ أُقۡسِمُ بِهَـٰذَا ٱلۡبَلَدِ
İngilizce

I do call to witness this City

turkish

Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun

90 (Al-Balad) Sure
1 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَأَنتَ حِلُّۢ بِهَـٰذَا ٱلۡبَلَدِ
İngilizce

And thou art a freeman of this City

turkish

Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun

90 (Al-Balad) Sure
2 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَوَالِدࣲ وَمَا وَلَدَ
İngilizce

And (the mystic ties of) parent and child

turkish

Doğurana ve doğurduğuna and olsun ki

90 (Al-Balad) Sure
3 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَـٰنَ فِی كَبَدٍ
İngilizce

Verily We have created man into toil and struggle

turkish

İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık

90 (Al-Balad) Sure
4 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَیَحۡسَبُ أَن لَّن یَقۡدِرَ عَلَیۡهِ أَحَدࣱ
İngilizce

Thinketh he, that none hath power over him

turkish

İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor

90 (Al-Balad) Sure
5 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَقُولُ أَهۡلَكۡتُ مَالࣰا لُّبَدًا
İngilizce

He may say (boastfully); Wealth have I squandered in abundance

turkish

Yığın yığın mal tüketmişimdir" diyor

90 (Al-Balad) Sure
6 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَیَحۡسَبُ أَن لَّمۡ یَرَهُۥۤ أَحَدٌ
İngilizce

Thinketh he that none beholdeth him

turkish

O, kimsenin kendisini görmediğini mi zannediyor

90 (Al-Balad) Sure
7 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَلَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ عَیۡنَیۡنِ
İngilizce

Have We not made for him a pair of eyes

turkish

Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi

90 (Al-Balad) Sure
8 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَلِسَانࣰا وَشَفَتَیۡنِ
İngilizce

And a tongue, and a pair of lips

turkish

Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi

90 (Al-Balad) Sure
9 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَهَدَیۡنَـٰهُ ٱلنَّجۡدَیۡنِ
İngilizce

And shown him the two highways

turkish

Biz ona eğri ve doğru iki yolu da göstermedik mi

90 (Al-Balad) Sure
10 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَلَا ٱقۡتَحَمَ ٱلۡعَقَبَةَ
İngilizce

But he hath made no haste on the path that is steep

turkish

Ama o, zor geçidi aşmaya girişemedi

90 (Al-Balad) Sure
11 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَمَاۤ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡعَقَبَةُ
İngilizce

And what will explain to thee the path that is steep

turkish

O zor geçidin ne olduğunu sen bilir misin

90 (Al-Balad) Sure
12 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَكُّ رَقَبَةٍ
İngilizce

(It is:) freeing the bondman

turkish

O geçit, bir köle ve esir azadetmek

90 (Al-Balad) Sure
13 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَوۡ إِطۡعَـٰمࣱ فِی یَوۡمࣲ ذِی مَسۡغَبَةࣲ
İngilizce

Or the giving of food in a day of privation

turkish

Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır

90 (Al-Balad) Sure
14 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
یَتِیمࣰا ذَا مَقۡرَبَةٍ
İngilizce

To the orphan with claims of relationship

turkish

Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır

90 (Al-Balad) Sure
15 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَوۡ مِسۡكِینࣰا ذَا مَتۡرَبَةࣲ
İngilizce

Or to the indigent (down) in the dust

turkish

Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır

90 (Al-Balad) Sure
16 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوۡا۟ بِٱلصَّبۡرِ وَتَوَاصَوۡا۟ بِٱلۡمَرۡحَمَةِ
İngilizce

Then will he be of those who believe, and enjoin patience, (constancy, and self-restraint), and enjoin deeds of kindness and compassion

turkish

Sonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır

90 (Al-Balad) Sure
17 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أُو۟لَـٰۤئِكَ أَصۡحَـٰبُ ٱلۡمَیۡمَنَةِ
İngilizce

Such are the Companions of the Right Hand

turkish

İşte bunlar amel defterleri sağdan verilenlerdir

90 (Al-Balad) Sure
18 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
وَٱلَّذِینَ كَفَرُوا۟ بِءَایَـٰتِنَا هُمۡ أَصۡحَـٰبُ ٱلۡمَشۡءَمَةِ
İngilizce

But those who reject Our Signs, they are the (unhappy) Companions of the Left Hand

turkish

Ayetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir

90 (Al-Balad) Sure
19 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
عَلَیۡهِمۡ نَارࣱ مُّؤۡصَدَةُۢ
İngilizce

On them will be Fire vaulted over (all round)

turkish

Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır

90 (Al-Balad) Sure
20 Ayet
594 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri