Al-Alaq

ٱقۡرَأۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلَّذِی خَلَقَ
İngilizce

Proclaim! (or read!) in the name of thy Lord and Cherisher, Who created

turkish

Yaratan Rabbinin adıyla oku

96 (Al-Alaq) Sure
1 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
خَلَقَ ٱلۡإِنسَـٰنَ مِنۡ عَلَقٍ
İngilizce

Created man, out of a (mere) clot of congealed blood

turkish

O, insanı pıhtılaşmış kandan (alak'tan) yarattı

96 (Al-Alaq) Sure
2 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ٱقۡرَأۡ وَرَبُّكَ ٱلۡأَكۡرَمُ
İngilizce

Proclaim! And thy Lord is Most Bountiful

turkish

Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir

96 (Al-Alaq) Sure
3 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
ٱلَّذِی عَلَّمَ بِٱلۡقَلَمِ
İngilizce

He Who taught (the use of) the pen

turkish

Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir

96 (Al-Alaq) Sure
4 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
عَلَّمَ ٱلۡإِنسَـٰنَ مَا لَمۡ یَعۡلَمۡ
İngilizce

Taught man that which he knew not

turkish

Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir

96 (Al-Alaq) Sure
5 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كَلَّاۤ إِنَّ ٱلۡإِنسَـٰنَ لَیَطۡغَىٰۤ
İngilizce

Nay, but man doth transgress all bounds

turkish

Ama, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder

96 (Al-Alaq) Sure
6 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَن رَّءَاهُ ٱسۡتَغۡنَىٰۤ
İngilizce

In that he looketh upon himself as self-sufficient

turkish

Ama, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder

96 (Al-Alaq) Sure
7 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجۡعَىٰۤ
İngilizce

Verily, to thy Lord is the return (of all)

turkish

Dönüş şüphesiz Rabbinedir

96 (Al-Alaq) Sure
8 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَرَءَیۡتَ ٱلَّذِی یَنۡهَىٰ
İngilizce

Seest thou one who forbids

turkish

Sen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü

96 (Al-Alaq) Sure
9 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
عَبۡدًا إِذَا صَلَّىٰۤ
İngilizce

A votary when he (turns) to pray

turkish

Sen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü

96 (Al-Alaq) Sure
10 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَرَءَیۡتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلۡهُدَىٰۤ
İngilizce

Seest thou if he is on (the road of) Guidance

turkish

Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun

96 (Al-Alaq) Sure
11 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَوۡ أَمَرَ بِٱلتَّقۡوَىٰۤ
İngilizce

Or enjoins Righteousness

turkish

Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun

96 (Al-Alaq) Sure
12 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَرَءَیۡتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰۤ
İngilizce

Seest thou if he denies (Truth) and turns away

turkish

Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun

96 (Al-Alaq) Sure
13 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
أَلَمۡ یَعۡلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ یَرَىٰ
İngilizce

Knoweth he not that Allah doth see

turkish

Allah'ın her şeyi görmekte olduğunu bilmez mi

96 (Al-Alaq) Sure
14 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كَلَّا لَئِن لَّمۡ یَنتَهِ لَنَسۡفَعَۢا بِٱلنَّاصِیَةِ
İngilizce

Let him beware! If he desist not, We will drag him by the forelock

turkish

Ama bundan vazgeçmezse, and olsun ki, onu perçeminden

96 (Al-Alaq) Sure
15 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
نَاصِیَةࣲ كَـٰذِبَةٍ خَاطِئَةࣲ
İngilizce

A lying, sinful forelock

turkish

Yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz

96 (Al-Alaq) Sure
16 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
فَلۡیَدۡعُ نَادِیَهُۥ
İngilizce

Then, let him call (for help) to his council (of comrades)

turkish

O zaman, kafadarlarını çağırsın

96 (Al-Alaq) Sure
17 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
سَنَدۡعُ ٱلزَّبَانِیَةَ
İngilizce

We will call on the angels of punishment (to deal with him)

turkish

Biz de zebanileri çağıracağız

96 (Al-Alaq) Sure
18 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri
كَلَّا لَا تُطِعۡهُ وَ̅ٱ̅سۡ̅جُ̅دۡ̅ وَٱقۡتَرِب ۩
İngilizce

Nay, heed him not: But bow down in adoration, and bring thyself the closer (to Allah)

turkish

Sakın ona uyma; sen secde et, Rabbine yaklaş

96 (Al-Alaq) Sure
19 Ayet
597 Sayfa
İbn Kesir Tefsiri